Bu makale,
Güneş,Firdevs (2011). Niçin F Klavye ? Yenises
Dergisi,Yıl:16,Kasım Sayısı No:191,s.27-29 .da
yayınlanmıştır.
Prof.
Dr. Firdevs GÜNEŞ
Bartın
Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dekanı
firdevsgunes@bartin.edu.tr
Son yıllarda bilgi ve iletişim teknolojisindeki hızlı
gelişmeler eğitim alanını doğrudan etkilemekte, okuma ve
yazma becerilerinde önemli değişikliklere neden olmaktadır.
Eskiden kalemle yazma, güzel yazıları kopyalama, dik ve
bitişik eğik yazı, mürekkeple süslü yazma gibi çalışmalara
ağırlık verilirdi. Günümüzde ise bilgisayar, ipad, cep
telefonu derken klavye ve tuşlarla yazma hızla
yayılmaktadır. İnsanlar yazı yazmak için daha işlevsel ve
kolay hareketleri içeren teknolojik araçları tercih
etmektedir. Böylece kalemin yerini giderek klavye ve
tuşlar almaktadır. Klavyede yazı yazma süreçleri değişmekte,
tuşların yerini bulma, doğru ve hızlı yazma becerileri öne
çıkmaktadır. Klavye ile birlikte yazma biçimi, hızı ve
niteliği değişmektedir.Bu durumun gelecek
yıllarda da süreceği, teknolojik gelişmelerin bütün
insanları klavye kullanmaya zorlayacağı, yazma alanında
yeni beceri ve alışkanlıkların ortaya çıkacağı öne
sürülmektedir.Ayrıca bu gelişmelerin zihin yapımızı
ve düşünme biçimimizi etkileyeceği dile getirilmektedir.
Klavye kullanma alışkanlığı okullarda da yayılmaktadır.
Okullarda çoğu öğrencinin yazı yazmak için bilgisayarı
tercih ettiği, klavye ve tuşlarla ekrana yazdığı
görülmektedir. Özellikle hızlı not almak ve paylaşmak için
klavye tercih edilmektedir. Hatta yazı çalışmaları bile
Word ve
TextEdit gibi bilgisayar
dosyaları üzerinde yapılmaktadır. Araştırmalar klavye
kullanma alışkanlığının çoğu gelişmiş ülkede yaygın olduğunu
göstermektedir. ABD’de yapılan bir araştırma, okuma ve
yazma işlemlerinde gençlerin % 47’ si bilgisayar, %32’ si
e-kitap, % 21’ iPhone ve iPod Touch % 9’ u da cep
telefonunu kullandığını ortaya koymaktadır
(Beuve-Méry,
2010). Bu süreçte ilk
sırayı klavye ile yazma almakta,bunu e-kitap ve cep
telefonu gibi tuşlarla yazma izlemektedir. Ülkemizde de
benzer durumlar görülmekte, öğrencilerimizde klavye ve
tuşlarla yazma hızla yayılmaktadır.
Klavye ile yazmada zihinsel ve fiziksel kaynakları iyi
kullanmaya önem verilmektedir. Bunun için elleri klavyeye
doğru yerleştirme, harflerin klavyedeki yerini öğrenme,
sürekli aynı harflere aynı parmakla basma, klavyeye bakmadan
doğru ve hızlı yazma, anlayarak ve düşünerek yazma gibi
konular üzerinde durulmaktadır. Yazı yazmada kullanılan
klavyenin türü de önemli olmaktadır.Gelişmiş ülkelerin
çoğunda kendi dil yapılarına uygun, hızlı ve kolay yazmayı
sağlayan özel olarak düzenlenmiş klavyeler
kullanılmaktadır. Örneğin Amerika'da ise “Dvorak” denilen
klavye birçok kütüphane ve üniversitede standart olarak
kullanılmaktadır. Avrupa ülkelerinin kendilerine özgü klavye
düzenleri bulunmaktadır. Bu klavyelerde harflerin yerleşim
düzenleri ülkelerin dil yapısına göre
değişmektedir.Türkiye’de ise yaygın olarak Q ve F klavye
kullanılmaktadır. Q klavye dünya standardı olan bir
klavyedir. Q klavye İngilizce ve diğer dillerde yazı yazmak
için çok uygundur. F klavye ise Türkçe için tasarlanmış bir
klavyedir. İki klavye arasında önemli farklılıklar vardır.
Ülkemizde Atatürk döneminde gündeme gelen, daha sonraki
yıllarda çeşitli araştırma ve çalışmalarla geliştirilen F
klavye, 1955 yılında resmiyet kazanmış,
1974 yılında da TSE tarafından kabul edilerek
zorunlu hale getirilmiştir.F klavyede harflerin yerleşim
düzeni Türkçe’nin dil yapısı, el ve parmakların kolay
kullanılması dikkate alınarak yapılmıştır.
Yani F klavye Türkçe’deki harflerin kullanılma oranları,
sesli-sessiz ilişkileri, hece, kelime ve cümle yapıları, el
bilek ve parmakların basma kuvvetlerine göre
düzenlenmiştir.Türkçe’nin ses yapısına göre en çok
kullanılan sesli harfler A, E, İ,U, sessiz harfler ise
K,L,T,M gibi harfler olmaktadır.Bu harfler klavyedeki orta
sıraya ve en güçlü parmakların altına yerleştirilmiştir.
Ayrıca bütün sesli harfler sol elin altında toplanmıştır.Sağ
elin altına ise tamamen sessiz harfler yerleştirilmiştir.Az
kullanılan harfler ise diğer sıralara ve kenarlara
yayılmıştır.Bu özellikleri nedeniyle F klavye Türkçe
metinleri yazarken hız, verimlilik, dikkat, zamanı iyi
kullanma, az yorulma,el ve beyin uyumu gibi çeşitli yararlar
sağlamaktadır.
Çeşitli
yararlarına rağmen Ülkemizde hâlâ F klavye kullanımı
tartışılmakta ve öğrencilerin geleceğini olumsuz yönde
etkileyeceği öne sürülmektedir.
Dünyada Q klavyenin çok yaygın olduğu, F klavye kullanmanın
öğrencilerimizi dünyadan uzaklaştıracağı iddia edilmektedir.
Hatta bilgisayarların çoğunda Q klavye olduğu, F klavye
öğretiminin bir yarar sağlamayacağı dile getirilmektedir.
Dünyamızda yaygın olarak Q klavyenin kullanıldığı
bilinmektedir. Ancak bu durum Q klavyenin F klavyeye göre
daha üstün olduğu anlamına gelmemektedir. Bilgisayar
firmaları uzun yıllar Q klavye üretmiş, Türkiye’deki
bilgisayar kullanıcılarının çoğu da bilgisayarla gelen bu
klavyeyi kullanmak zorunda kalmıştır. Bu nedenle Ülkemizde Q
klavye hızla yayılmıştır. Ancak gelişen teknoloji ile
birlikte artık böyle bir zorunluluk söz konusu
değildir.Üstelik Türkçe yazı yazmada F
klavye çeşitli kolaylıklar sağlamaktadır. Bu makalede,” F
klavyenin üstünlükleri ve bilimsel temelleri nelerdir?
Yazma verimliliğini artırır mı? İlköğretim öğrencilerine
uygun mudur? Öğrencilerin dil, zihinsel ve sosyal
becerilerini geliştirmeye katkı sağlar mı?”
gibi sorular üzerinde durulmaktadır.
Beyin Araştırmaları
Dünyamızda son yıllarda beyin
araştırmalarında hızlı gelişmeler kaydedilmektedir.
Özellikle OECD, “Eğitimciler, beynini geliştirmek istediği
öğrencinin beynini tanımıyor.” düşüncesiyle “Beyni Anlama ve
Yeni Öğrenme Bilimine Doğru” ile ”Öğrenen Beyin”
projelerini yürütmektedir. Bu projeler çerçevesinde
yazma sürecinde beynimizde hangi işlemlerin
yapıldığı, bunların dil, düşünme
ve zihinsel becerilere etkileri konularında ayrıntılı
araştırmalar yapılmaktadır.Bu araştırmaların sonuçları
eğitim alanına aktarılmaktadır. Bu sonuçlardan hareketle
F klavyenin Türkçe yazı yazmada öğrencilere önemli
yararlar sağladığı görülmektedir. Bunlar; F klavyedeki
harflerin yerini kısa sürede öğrenme ve kolay bulma,
klavyeye bakmadan yazma, hızlı ve doğru yazma, yazılara
dikkat etme, düşünerek ve anlayarak yazma gibi
sıralanabilir. Bunlar aşağıda açıklanmaktadır.
Beyin araştırmalarına göre kalemle yazarken zihnimizde her
harfin yazılış biçimi ile şekli arasında ilişki
kurulmaktadır. Oysa klavyede harfin yazılış biçimi yerine
klavyedeki yeri ön plana çıkmakta ve zihnimizde her harfin
klavyedeki yeri ile şekli arasında ilişki kurulmaktadır (Velay,
Longcamp, Zerbato-Poudou,2004).Yani zihnimiz harflerin
klavyedeki yerini öğrenmeye ve çabucak bulmaya
odaklanmaktadır.Bu nedenle her harfin klavyedeki yerini
zihinde yapılandırmak çok önemli olmaktadır. Q klavyede
sesli ve sessiz harfler dağınık yerleştirildiği için harflerin
yerini zihne yerleştirmek güç olmaktadır. Oysa F klavyede
harflerin yerini zihinde yapılandırmak çok kolaydır.Örneğin
bütün sesli harfler sol elin altında toplanmıştır. Sağ elin
altında ise sadece sessiz harfler vardır.Yani sesliler
solda, sessizlerin çoğu sağdadır.Yine Türkçe’de en çok
kullanılan A,E,İ,U,Ü gibi sesli harfler sol
orta
sıraya, en çok
kullanılan K,M,L,Y gibi sessiz harfler ise sağ
orta sıraya dizilmiştir.Sessiz harflerin bu sıralanması
zihinde "KaMeLYa" şeklinde kodlanabilir. Sağdaki üst satıra
D,R,N,H,P harfleri yerleştirilmiştir. Bunlar "DeRiNHeP"
şeklinde zihne yerleştirilebilir. Kısaca F klavyedeki
yerleşim düzeni harflerin yerini zihinde yapılandırmaya ve
kolayca bulmaya çok uygun olmaktadır.
Beynimiz yazma işlemini, biri motor diğeri de görsel olmak
üzere iki alandaki becerilere bağlı yürütmektedir. Etkili ve
verimli yazmak için iki alandaki becerileri geliştirmek
büyük önem taşımaktadır. Motor alan, elin hareket ettiği ve
harfleri ürettiği alandır. Görsel alan ise gözün yazıları
okuduğu ve denetlediği alandır. Kalemle yazarken motor
alanla görsel alan kâğıt üzerinde birleşmekte, beynimiz hem
göz hem de elin hareketlerini uyumlu biçimde yürütmektedir.
Oysa klavye ile yazmada motor alan ile görsel alan
birbirinden ayrılmakta, motor alan klavye üzerinde, görsel
alan ise ekran üzerinde olmaktadır. Eller klavyedeki
tuşlara basarak harfleri üretirken gözler de ekrandaki
yazıları izlemektedir (Velay,Longcamp, Zerbato-Poudou,2004).
Klavye ile yazmada bu iki alanı kontrol etmek güç
olmaktadır. Yazmaya yeni başlayanlar veya iki parmakla
yazanlar bir taraftan klavyeye bir taraftan da ekrana
bakarlar. Oysa on parmakla yazmanın en önemli kuralı
klavyeye bakmadan yazmaktır. Klavyeye sık bakmak yazma
sürecini, zihinsel işlemleri ve özellikle dikkati olumsuz
etkilemektedir. Hem ekrana hem de klavyeye bakma dikkatin
ikiye bölünmesine, hatta dizgi yaparken yazılacak metne,
ekrana ve klavyeye bakmak dikkatin üçe bölünmesine neden
olmaktadır. Bu durum gözlerin ve zihnin çabuk yorulmasına,
hatalı yazmaya ve zaman kaybetmeye neden olmaktadır.
Klavyeye bakmadan yazmak için harflerin yeri çabuk ve
kolay bulunabilir olmalıdır. Bunun için sık kullanılan
harfler kolay ulaşılan yerlere yerleştirilmeli ve yazarken
parmaklar fazla yer değiştirmemelidir. Bu açıdan F klavye
öğrencilere büyük kolaylık sağlamaktadır. F klavye dil
yapımıza uygun olarak hazırlandığından Türkçe'de en çok
kullanılan harfler, klavyenin orta sırasına, daha az
kullanılan harfler ise kenarlara yerleştirilmiştir. F
Klavyede Türkçe metinleri yazarken orta sıradaki harfleri
kullanma sıklığı % 64 ‘tür.Yani parmakların yerini hiç
değiştirmeden orta sıradaki 8 harfle Türkçe bir metnin %
55' i yazılabilmektedir. Bu durum klavyeye daha az bakmayı
getirmektedir.Oysa Q klavyede parmakların yerleştiği orta
sırada F,D,S,H,G,J,K,L gibi harfler bulunmaktadır. Türkçe
bir metin yazarken E,İ,U,I,Ü sesli harflere ulaşmak için
parmakların yerini değiştirmek gerekmektedir. Kısaca F
klavyede parmaklar Türkçe’de sık kullanılan harflerin
üzerinde olduğundan yazı yazarken daha az yer değiştirmekte
ve klavyeye sık bakmaya gerek kalmamaktadır.
Kalemle yazmada tek el kullanılmaktadır. Bu durum beynin
bir bölümünün yazma sürecine eşlik etmesini sağlamaktadır.
Oysa klavye ile yazmada iki el birlikte kullanılmakta ve
beynin her iki yarım küresi de yazma sürecine katılmaktadır.
On parmakla yazarken her iki eli birlikte kullanma ve
sürekli aynı harflere aynı parmakla basma beynimizin çeşitli
bölümlerini harekete geçirmektedir. Bu süreçte sağ ve sol
elin dengeli kullanılması beyin yarım küreleri arasındaki
iletişimi artırmakta, zihinsel işlem ve becerileri
geliştirici olmaktadır (Velay,Longcamp, Zerbato-Poudou,2004,Velay,
Longcamp, 2005). Bu yönden F klavye bazı üstünlüklere
sahiptir. F klavyede Türkçe metinleri yazarken sağ el %
51, sol el ise % 49 oranında kullanılmaktadır. Bu durum
her iki beyin yarım küresinin de yazma sürecine dengeli
olarak katılmasını sağlamaktadır. Oysa Q klavyede Türkçe
metinleri yazarken aynı denge söz konusu değildir. Örneğin Q
klavyede “testere, adeta, esaret, berbat, araba, radar” gibi
çok sayıda kelime sadece sol elle, “kilim, işlik, koyun,
okul, çinko, önlük” gibi çok sayıda kelime de sadece sağ
elle yazılmaktadır. Oysa F klavyede bu kelimelerin
yazılmasında iki el birlikte ve eşit oranda
kullanılmaktadır. Sağ ve sol elin dengeli kullanılması
beyin yarım küreleri arasındaki iletişimi artırmakta,
zihinsel işlem ve becerileri geliştirmektedir. Böylece
yazma sürecine dikkat yoğunlaştırma, düşünme, anlama,
sorgulama, ilişkilendirme, sıralama, yanlışları bulma ve
düzeltme gibi işlemler daha kolay olmaktadır. Kısaca F
klavye dikkat, yaratıcılık, üreticilik gibi çeşitli zihinsel
becerileri geliştirmeye katkı sağlamaktadır.
Hızlı Yazma
Yazma konusundaki araştırmalara göre beynimizde sözleri
yazıya dönüştüren küçük bir bölge bulunmaktadır. Bu
bölgedeki nöronlar sesleri harflere, sese dayalı soyut
kodlamaları da yazılı somut kodlara dönüştürmektedir. Bu
araştırmayı yöneten Démonet’e
göre bu bölgedeki nöronlar yazılacak harflere göre el ve
parmak kaslarının hareketini sağlamakta ve yazma sürecini
yönetmektedir (Démonet,2009).Yazı
yazarken zihnimizde üç aşamalı işlem yapılmaktadır. Birinci
aşamada dinleme ve okuma yoluyla alınan kelimelerin sesleri
tek tek belirlenmektedir.İkinci aşamada seslerle harfler
ilişkilendirilerek seslerin karşılığı olarak harfler
belirlenmektedir. Üçüncü aşamada harfler tek tek yazılarak
hece ve kelimeler oluşturulmaktadır. Böylece dinleme ve
okuma yoluyla alınan sesler harf,hece ve kelimelere
dönüştürülerek yazıya aktarılmaktadır. Bu süreç birbirini
izleyen çok hızlı işlemlerle
gerçekleştirilmektedir(Güneş,2007.a).
Türkçede her ses bir
harfle yazılmaktadır.
Yani alfabemizde ses ve şekil arasında bire bir ilişki
vardır. Bu durum zihnimizde
seslerin harflere dönüştürülmesini kolaylaştırmakta, okuma
yazma ve klavye ile yazmada üstünlük sağlamaktadır.
Oysa bazı dillerde aynı sesler farklı harflerle veya harf
gruplarıyla yazılmaktadır. Örneğin Fransızca’da “o” sesi “o”,“au”,
“eau” ile f sesi “f”,”ff”,”ph” gibi harflerle yazılmaktadır.
Bir sesin çeşitli harflerle ve
farklı biçimlerde yazılması, zihin yükünü artırmakta ve
hızlı yazmayı engellemektedir. Türkçe bu yönüyle
zihnin çalışma sistemine ve işleyişine çok uygun olmakta,
daha hızlı yazılmaktadır
(Güneş,2009,2007.a).
Türkçe’nin bu özelliği OCDE Raporunda “Her sesin bir harfle
yazıldığı Türkçe ve Fince gibi dillerde işitilen
kelimeleri yazıya aktarmak daha hızlı olmaktadır
(OCDE,CERI,Ontario,2007)” denilerek vurgulanmaktadır.
Türkçe’nin bu özelliği
klavye ile yazmada da görülmektedir.
Yani klavyede Türkçe metinler diğer dillere göre daha hızlı
yazılmaktadır.Bu durum F klavye ile desteklendiğinde yani
Türkçe metinler F klavye ile yazıldığında, yazma hızı ve
verimliliği daha da artmakta, zaman kaybı önlenmektedir.Bu
durum
F klavye ile katıldığımız
uluslararası hızlı yazma yarışmalarında aldığımız
derecelerde de görülmektedir.
Ülkemiz 1957 yılından beri Dünya Bilgisayar ve Klavye
Yarışmalarına katılmaktadır.Bu yarışmalarda Ülkemiz 25'i
rekor olmak üzere 59 Dünya Şampiyonluğu almıştır.
Türkçe kelimeler genel olarak bir sesli bir sessiz harfin
birbiri ardına dizilmesiyle oluşmaktadır. Bu durum cümle ve
metin içinde sesli ve sessiz harf sayısının birbirine
yakın olmasını getirmektedir. Türkçe metinlerin bu özelliği
F klavyede yazı yazma işlemini kolaylaştırmaktadır.
Kelimeleri yazarken bir sağ bir sol el tuşlara basmakta,
biri kalkarken diğeri inmektedir. Böylece hem eller hem de
beyin yarım küreleri arasında dengeli ve düzenli iş bölümü
yapılmaktadır. Bu durum beynimizin el ve parmakları daha
kolay yönetmesini sağlamaktadır.Tıpkı yürürken bir sağ bir
sol ayak atma, yüzerken bir sağ bir sol kulaç atma,müzik
temposu tutarken bir sağ bir sol eli kaldırmada olduğu
gibi.Kısaca F klavyede yazı yazarken el ve beyin
koordinasyonu daha iyi sağlanmakta, zihin ve beden daha az
yorulmakta, yazma verimliliği daha yüksek olmaktadır.
Sonuç olarak Türkçemizin dil yapısına uygun
olarak geliştirilen, düşünme, anlama, sorgulama, dikkat,
yaratıcılık, üreticilik gibi zihinsel becerileri
geliştirmeye katkı sağlayan, yazma hızını ve verimliliğini
artıran F klavye kullanımına gereken ağırlık verilmelidir.
Türkçe metinleri hızlı ve verimli yazmak için F klavye
kullanılmalıdır. Okullarda öğrencilere F klavye kullanımı ve
yararları öğretilmelidir. Böylece yazma becerileri
gelişmiş, düşünen, araştıran, sorgulayan ve Ülkemizin
geleceğine yön veren bireyler yetiştirilmelidir.
Kaynaklar
Beuve-Méry,
Alain.(2010).Lire les
classiques sur Nintendo,
Le Monde des Livres,
12.03.2010.
Démonet, J-F.(2009).Du
cerveau à la pointe du crayon,
Le Nouvel Observateur,28.08.2009.
Güneş,Firdevs (2009).Hızlı Okuma ve Anlamı Yapılandırma,
Nobel Yayınları.
Güneş,Firdevs (2007,c). Türkçe Öğretimi ve Zihinsel
Yapılandırma,Nobel Yayınları.
Güneş,Firdevs.(2007,a).Ses Temelli Cümle Yöntemi ve
Zihinsel Yapılandırma,Nobel Yay.
Velay J.L.,Longcamp,
M., Zerbato-Poudou M.T.(2004). De la plume au clavier :Est-il
toujours utile d’enseigner l’écriture
manuscrite ?, In E. Gentaz,P. Dessus (2004).
(Eds).
Comprendre les apprentissages. Paris: Dunod. 1
Velay,
Jean-Luc, Longcamp Marieke (2005). Clavier ou stylo :
comment écrire ?,
Apprentissage, Psychologie Cerveau&Psycho -
N° 11, septembre - octobre 2005
|