TÜRKİYE MUHASEBE STANDARTLARI
Türkiye’de muhasebe ve finansal raporlamaya
ilişkin çok başlıklı uygulamaya son vermek amacıyla, 2499
sayılı Sermaye Piyasası Kanununa 18.12.1999 tarih ve 4487
sayılı Kanunla eklenen Ek-1'inci madde uyarınca kurulan ve
idari ve mali özerkliği bulunan Türkiye Muhasebe
Standartları Kurulu 07.03.2002 tarihinde ilk toplantısını
yaparak faaliyete geçmiş olup, buna ilişkin kararı
14.04.2002 tarih ve 24726 sayılı Resmi Gazetede
yayımlanmıştır.
Türkiye Muhasebe
Standartları Kurulu; Hazine Müsteşarlığı, Maliye Bakanlığı,
Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Sermaye Piyasası Kurulu,
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu, Yüksek Öğretim
Kurulu ile Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinden birer,
Türkiye Serbest Muhasebeci Malî Müşavirler ve Yeminli Malî
Müşavirler Odaları Birliğinden bir yeminli malî müşavir ve
bir serbest muhasebeci malî müşavir olmak üzere 9 üyeden
oluşur.
2006 sonu itibariyle
uygulamada olan 19 adet TMS ve taslaklarla birlikte 41 adet
TMS bulunmaktadır.
Muhasebe standartları
Temel Mali Tablolar (Bilanço ve Gelir Tablosu) ve Ek Mali
Tablolara (Satışların Maliyeti Tablosu, Fon Akım Tablosu,
Nakit Akış Tablosu, Kar Dağıtım Tablosu, Özkaynaklar Değişim
Tablosu) uygulanmaktadır.
TMS
2- YÜKSEK ENFLASYON
DÖNEMLERİNDE FİNANSAL RAPORLAMA STANDARDI
Standardın Amacı: Bu standart yüksek enflasyon ortamında, temel finansal
tabloların (konsolide olanlar dahil) düzenleme esaslarını
içerir. Yüksek enflasyonlu dönemlerde Türk Lirası birimine
göre satın alma gücünde meydana gelen azalışlar, farklı
tarihlerde ortaya çıkan işlem ve olayların
karşılaştırılmasını önleyeceği ve sonuçların yanıltıcı
olacağı göz önünde tutularak finansal tabloların, dönem
sonundaki liranın satın alma gücüne göre düzeltilmesi
sağlanır
Standartta Yer Alan Tanımlar:
a)
Genel Fiyat Düzeyi Muhasebesi: Genel fiyat değişmelerinin finansal tablolar üzerinde
oluşturduğu etkileri gidermek amacıyla finansal tabloların
genel fiyat endeksleri ile düzeltilerek finansal tablo
verilerinin, finansal tablonun düzenlendiği tarihteki
liranın satın alma gücüne göre ifadesinin sağlanmasını
öngören yöntemdir.
b)
Cari Maliyet Muhasebesi: Finansal tablolardaki kalemlerin cari değerleri ile
değerlemesini öngören yöntemdir.
c)
Net Cari Yenileme Maliyeti: Bilançonun düzenlendiği tarihte sahip olunan varlığın
yenileme maliyeti, aynı yaştaki, aynı verimdeki benzer
varlıkların veya benzer üretim ve hizmet sunabilen ya da
benzer kar edebilme yeteneğine sahip olan varlıkların
edinilmesi için katlanılacak maliyetlere eşit bir değerdir.
d)
Net Nakit Değer: (Net Gerçekleşebilir Değer) Varlıkların, cari piyasa koşullarında kolaylıkla, elden
çıkartılabilecekleri varsayımı altında, satılmaları
durumunda elde edilebilecek nakit miktarıdır.
e)
Net Bugünkü Değer: Varlığın kullanılmasıyla elde edileceği tahmin edilen toplam
nakit girişlerinin bugünkü değeridir.
f)
Genel Fiyat Endeksleri: Devlet İstatistik Enstitüsü’nün Türkiye geneli için
yayınlamış olduğu toptan eşya fiyat endeksleridir.
g)
Parasal Kalemler: Lira değerindeki değişmeler karşısında nominal değerleri
aynen kalan ancak satın alma güçleri fiyat hareketlerine
göre ters yönde değişen kalemlerdir.
h)
Parasal Olmayan Kalemler: Lira değerindeki değişmelere paralel olarak nominal
değerleri değişen fakat satın alma güçleri aynı kalan
kalemlerdir. ı) Dönem Sonu Endeks : Cari dönem bilançosunun
düzenleme tarihindeki endekstir.
j)
Dönem Başı Endeks: Bir önceki dönem finansal tablolarının düzenlendiği
tarihteki endekstir.
k)
Ortalama Endeks: Dönem ortalama endeksidir.
TMS–2
Standardına Göre Enflasyonun Var Olduğu Kabul Edilen Haller
a)
Nüfusun çoğunluğunun, servetini parasal olmayan varlık
edinerek veya yabancı para birimli yatırım araçlarına
yatırım yaparak değerlemesi, elde Türk lirası nakit
bulundurmayarak satın alma gücünün korunabilmesi için eldeki
nakdi, süratle parasal olmayan yatırımlara yöneltmesi,
b)
Nüfusun çoğunluğunun parayla ilgili işlemleri, istikrarlı
gördüğü yabancı para birimleri ile yapması ve fiyatların
yabancı para birimine göre belirlenmesi,
c)
Vadeli yapılan satış ve satın almalarda; vade süresi kısa
olsa bile vade süresi içinde paranın satın alma gücünde
beklenen kayıpların dikkate alınarak fiyatların vade farkı
konarak saptanması,
d)
Fiyatların, ücretlerin ve faiz oranlarının fiyat endeksine
bağlanmış olması,
e) Son
üç yıllık kümülatif enflasyon oranının %100’e yakın ya da bu
oranın üstünde oluşması,
f)
Yüksek enflasyon olduğunun belirtisi olan diğer
göstergelerin varlığı.
Yüksek
enflasyon ortamlarında temel finansal tablolar ister tarihi
maliyetlere göre ister yenileme maliyetlerine göre değerleme
yapılarak hazırlanmış olsun; bilançonun düzenleme
tarihindeki paranın satın alma gücüne göre raporlanmalıdır.
Önceki dönemlere ilişkin finansal tabloların dipnotlardaki
bilgiler de, bilanço tarihindeki paranın satın alma gücüne
göre ifade edilmelidir.
STANDARTA GÖRE MALİ TABLOLARIN DÜZELTİLMESİ
1-
BİLÂNÇONUN DÜZELTİLMESİ
Bilançonun cari dönem verilerinin
düzeltilmesinde aşağıdaki esaslardan hareket edilir.
a)
Bilançonun düzenlenmesi sırasında bilanço kalemlerinin cari
değerleri belirlenmemiş ise genel fiyat endeksi uygulanarak
cari değerleri saptanır.
b)
Parasal kalemler, cari para birimi ile ifade
edildiklerinden bilançoda aynen yer alır.
c)
Parasal olmayan kalemler bilançoda yenileme maliyetleri veya
net nakit değerleri (net gerçekleşebilir değer) ile
gösterilmişler ise yeniden değerlendirilmeleri yoluna
gidilmez. Bunun dışında kalan tarihi maliyetlere göre
gösterilmiş tüm parasal olmayan kalemlerin genel fiyat
düzeyine göre cari değerleri saptanır.
d)
Yapılmakta olan yatırımlar, yıl içinde alınan maddi duran
varlıklar gibi yeniden değerleme dışında tutulan duran
varlıklar elde edildikleri tarihten bilançonun düzenlendiği
tarihe kadar geçen sürede genel fiyat endekslerinde meydana
gelen değişmeler dikkate alınarak yeniden değerlenir.
e) Maddi
duran varlıklar, maddi olmayan duran varlıklar, stoklar,
bağlı menkul kıymetler içindeki ortaklık payları,
iştirakler, bağlı ortaklıklar, öz kaynaklar gibi parasal
olmayan kalemler işletme aktifine girdiği tarihten
bilançonun düzenlendiği tarihe kadar geçen sürede genel
fiyat endekslerinde meydana gelen değişmelere göre
hesaplanan katsayılar uygulanarak düzeltilir.
f)
Ödenmiş sermaye ile sermaye yedekleri içinde yer alan ve
nakit girişi sağlayan kalemlerden her biri oluştukları
tarihten itibaren genel fiyat düzeyindeki değişikliklere
göre düzeltilir.
Aşağıdaki hallerde düzeltmeye gerek yoktur.
a)
Bilançolardaki yabancı paralı varlık ve kaynak hesapları
esasen cari değerler ile gösterilmekte olduklarından
düzeltmeye tabi tutulmaz.
b)
Menkul kıymet portföyünde bulunan hisse senetleri borsa
değerine göre değerlenmiş iseler, cari değerleri ile
gösterildiklerinden tekrar değerleri düzeltilmez.
c)
Dövize endeksli varlık ve kaynak hesapları, bilanço
tarihindeki döviz kuruna göre düzeltilmiş cari değerleri ile
bilançoda gösterilmesi gerektiğinden bu değerlerin diğer
ölçülerle düzeltilmesi yoluna gidilmez.
2-
GELİR TABLOSUNUN DÜZELTİLMESİ
Gelir tablosunun bütün gelir ve gider
unsurları bilanço tarihindeki paranın satın alma gücüne göre
ifade edilir. Bu nedenle bütün gelir ve gider unsurları ilk
kaydedildikleri tarihten itibaren genel fiyat endeksinde
oluşan değişikliklere göre yeniden belirlenir. Amortisman ve
tükenme payları düzeltilmiş maliyetler üzerinden ayrılır.
3-
PARASAL KALEMLERİN NEDEN OLDUĞU SATIN ALMA GÜCÜ KAZANÇ VEYA
KAYIPLARI
Parasal
varlık ve parasal borçlar farkından doğan kazanç ve kayıplar
dönem karının belirlenmesinde dikkate alınır. Bu tutar gelir
tablosunda ayrı bir kalem olarak "Diğer Faaliyetlerden
Olağan Gelir ve Karlar" veya "Finansman Giderleri" hesap
gruplarında yer alır. Parasal kalemlerin neden olduğu satın
alma gücü kazanç veya kaybı aşağıdaki şekilde hesaplanır:
a)-
Dönem başı bilançosundaki parasal varlıklar ve parasal
borçlar farkı dönem sonundaki paranın satın alma gücüne göre
düzeltilir.
b)-
Dönem içinde net parasal kalemlerde artış ve azalış yaratan
işlemlerin dönem sonundaki paranın satın alma gücüne göre
düzeltilmiş değerleri "a" da hesaplanan tutara eklenir veya
çıkartılır.
c)- "b"
de bulunan tutar ile dönem sonundaki net parasal kalemler
arasındaki fark gelir tablosunda yer alacak parasal kazancı
veya kaybı gösterir.
4-
NAKİT AKIŞ TABLOSU
Nakit
akış tablosunun tüm kalemlerinin de bilanço tarihindeki
paranın satın alma gücüne göre ifade edilmesi gerekir.
5-
ÖNCEKİ DÖNEM FİNANSAL TABLOLARI
Bir
önceki dönem verileri, ister tarihi maliyet değeri ile
isterse cari maliyet değerleriyle gösterilmiş olsunlar,
genel fiyat endeksi kullanılarak dönem sonu bilançosunun
hazırlandığı tarihteki paranın satın alma gücüne göre
düzeltilir.
6-
KONSOLİDE FİNANSAL TABLOLAR
Yüksek
enflasyonun var olduğu bir ekonomide rapor hazırlayan bir
ana şirketin, yine yüksek enflasyonun var olduğu diğer
ekonomilerin para birimleriyle raporlama yapan bağlı
şirketleri olması durumunda bu türdeki bağlı şirketlerin
finansal tabloları ana şirketin finansal tabloları ile
konsolide edilmeden önce, kesinlikle raporlama yaptıkları
para birimine ait ülkenin genel fiyat düzeyine göre yeniden
düzeltilir. Bağlı şirket yabancı bir şirket ise, yeniden
düzenlenmiş finansal tablolar dönem sonu kurlarıyla, ilgili
ana şirketin para birimine çevrilir.
NOT: Bu standartlara göre düzenlenmesi gereken finansal
tabloların düzeltilmesinde, genel satın alma gücündeki
değişimleri yansıtan Devlet İstatistik Enstitüsü’nün Türkiye
geneli için yayınlamış olduğu toptan eşya fiyat endeksleri
kullanılır.
FİNANSLA TABLO DİPNOTLARINDA RAPORLANACAK BİLGİLER
a) Cari
dönem ve önceki dönem finansal tabloları, genel fiyat
düzeyindeki değişikliklere göre yeniden düzenlendiği ve
verilerin bilanço tarihindeki paranın satın alma gücüne göre
ifade edildiği,
b)
Finansal tabloların tarihi maliyet yaklaşımı esasına mı
yoksa cari maliyet esasına mı dayandırıldığı, hangi
kalemlerin cari maliyetlerinin esas alındığı,
c)
Kullanılan fiyat endeksinin çeşidi ve bilanço günündeki
düzeyi ile endeksteki geçen yılki ve cari dönemdeki
hareketleri.
STANDARDA GÖRE PARASAL VE PARASAL OLMAYAN KALEMLER
PARASAL
OLMAYAN AKTİF KALEMLER
1- Yabancı Para Cinsinden Olan Hesaplar
2- Hisse
Senetleri
3-Hisse
Senetleri Değer Düşüklüğü Karşılığı
4-Stoklar
5-Yıllara Yaygın İnşaat Ve Onarım Maliyetleri
6-Gelecek Aylara Ait Giderler
7- Mali
Duran Varlıklar (Bağlı Menkul Kıymetlerdeki Tahviller Hariç)
8-Maddi
Duran Varlıklar
9- Maddi
Olmayan Duran Varlıklar
10-Özel
Tükenmeye Tabi Varlıklar
11-Verilen Avanslar (Fiyat Artışları İşletmeye
Yansıtılmadığı Sürece)
12-Gelecek Yıllara Ait Giderler
13-Gelecek Yıllar İhtiyacı Stoklar
14-Elden
Çıkarılacak Stoklar Ve Maddi Duran Varlıklar
15-Stok
Değer Düşüklüğü Karşılığı
16-Birikmiş Amortismanlar
PARASAL
AKTİF KALEMLER
1-Hazır
Değerler (Tl. Hesapları)
2-Özel
Kesim, Tahvil, Senet Ve Bonoları
3-Kamu
Kesimi, Tahvil, Senet Ve Bonoları
4-Diğer
Menkul Kıymetler
5-Ticari
Alacaklar
6-Diğer
Alacaklar
7-Gelir
Tahakkukları
8-Bağlı
Menkul Kıymetler İçerisinde Yer Alan Tahviller Ve Bonolar
9-Gelecek Yıllarda İndirilecek Katma Değer Vergisi
10-Diğer
Katma Değer Vergisi
11-Peşin
Ödenen Vergiler Ve Fonlar
12-Diğer
Çeşitli Duran Varlıklar
PARASAL
OLMAYAN PASİF KALEMLER
1-
Yabancı Para Cinsinde Olan Hesaplar
2-
Yıllara Yaygın İnşaat ve Onarım hak edişleri
3-
Gelecek Aylara Ait Gelirler
4-
Gelecek Yıllara Ait Gelirler
5- Öz
Kaynaklar
PARASAL
PASİF KALEMLER
1- Mali
Borçlar (Kısa ve Uzun Vadeli)
2-
Ticari Borçlar (Kısa ve Uzun Vadeli)
3- Diğer
Borçlar (Kısa ve Uzun Vadeli)
4-
Ödenecek Vergi Ve Diğer Yükümlülükler
5-Borç
Ve Gider Karşılıkları (Kısa ve Uzun Vadeli)
6-Gider
Tahakkukları (Kısa ve Uzun Vadeli)
7- Diğer
Kısa Vadeli Yabancı Kaynaklar
8- Sayım
Ve Tesellüm Fazlaları (Stok, Hisse Senedi, Maddi Duran
Varlıklar Gibi Parasal Olmayan Kalemler Hariç)
9-Diğer
Uzun Vadeli Kaynaklar
TMS
3- NAKİT AKIŞ TABLOLARI STANDARDI
Standardın Amacı: Bu
standardın amacı belli bir muhasebe döneminde işletmelerin
nakit ve nakde eşdeğer varlıklarında meydana gelen
değişiklikleri "işletme faaliyetleri", "yatırım
faaliyetleri" ve "finansman faaliyetleri" itibariyle
sınıflandırarak nakit akış tablosunda nasıl sunulacağını
açıklamaktır.
Standartta Geçen Tanımlar:
a)
Nakit: İşletmedeki nakit ile vadesiz mevduatı kapsar.
b) Nakde
Eşdeğer Varlıklar: Yüksek derecede likit varlıklar olup
hemen paraya dönüştürülebilen ve değer değişiklikleri
karşısında önemsiz riski bulunan kısa vadeli varlıklardır.
c) Nakit
Akışları: Nakit ve nakde eşdeğer varlıkların işletmeye giriş
ve çıkışlarıdır.
d)
İşletme Faaliyetleri: İşletmenin yatırım ve finansman
faaliyetleri dışında gelir yaratan, esas faaliyeti ve diğer
faaliyetlerinden oluşur.
e)
Yatırım Faaliyetleri: Mali duran varlıklar, maddi ve maddi
olmayan duran varlıklar ile özel tükenmeye tabi varlıklar ve
diğer duran varlıkların elde edilmesi ve elden çıkarılmasına
ilişkin faaliyetleri kapsar.
f)
Finansman Faaliyetleri: Özkaynaklar ile yabancı kaynakların
oluşmasına ve bu kaynaklarda meydana gelen değişikliklere
ilişkin faaliyetlerden oluşur.
Standardın İçeriği
Nakit
Akış Tablosu, döneme ilişkin nakit akışlarını "işletme
faaliyetleri", "yatırım faaliyetleri" ve "finansman
faaliyetleri" başlıkları altında sınıflandırarak rapor eder.
1-
İŞLETME FAALİYETLERİ
İşletme
faaliyetlerinden elde edilen nakit akışları birinci derecede
işletmenin gelir yaratan temel faaliyetleriyle ilgilidir.
Ancak diğer olağan ve olağandışı faaliyetlerden elde edilen
gelir ve karlar ile gider ve zararlar net karın veya zararın
oluşumunu etkilediğinden bu kalemler işletme faaliyetleri
bölümünde gösterilir. İşletme faaliyetlerine ilişkin nakit
akışları şöyle sıralanabilir:
a)
Satışlardan elde edilen nakit girişleri,
b) Diğer
olağan gelir ve karlardan sağlanan nakit girişleri,
c)
Maliyetlerden kaynaklanan nakit çıkışları,
d)
Faaliyet giderlerine ilişkin nakit çıkışları,
e) Diğer
faaliyetlerden olağan gider ve zararlara ilişkin nakit
çıkışları,
f)
Finansman giderlerine ilişkin nakit çıkışları,
g)
Olağandışı gelir ve karlardan sağlanan nakit girişleri,
h)
Olağandışı gider ve zararlara ilişkin nakit çıkışları,
ı)
Faaliyetlerle ilgili diğer dönen varlık ve diğer kısa vadeli
yabancı kaynaklardaki değişiklikler,
i) Dönem
karı vergi ve diğer yasal yükümlülüklere ilişkin ödemeler.
Bir
maddi duran varlığın satışı sonucu doğan kar veya zarar net
kar veya zararın içerisinde değerlendirilir. Ancak bu tür
işlemlerle ilgili nakit akışları yatırım faaliyetlerinden
elde edilen nakit akışları olarak düşünülmelidir.
2-
YATIRIM FAALİYETLERİ
Yatırım
faaliyetleri şöyle sıralanabilir:
a) Bağlı
menkul kıymetler, bağlı ortaklıklar, iştirakler ve diğer
mali duran varlıkların satışına ilişkin nakit girişleri,
b) Bağlı
menkul kıymetler, bağlı ortaklıklar, iştirakler ve diğer
mali duran varlıklara ilişkin nakit çıkışları,
c) Maddi
duran varlıkların, maddi olmayan duran varlıkların, özel
tükenmeye tabi varlıkların ve diğer duran varlıkların
satışlarından kaynaklanan nakit girişleri,
d) Maddi
duran varlıklar, maddi olmayan duran varlıklar, özel
tükenmeye tabi varlıklar ve diğer duran varlıkları elde
etmek için yapılan nakit çıkışları,
e)
Üçüncü kişilere verilen avans ve borçlara (finansal kurumlar
dışında) ilişkin yapılan tahsilattan kaynaklanan nakit
girişleri,
f)
Üçüncü kişilere verilen avans ve borçlarla ilgili nakit
çıkışları,
g)
İşletme faaliyetleri veya ticari faaliyetler amacıyla
yapılan sözleşmeler ile finansman faaliyetleri olarak
sınıflandırılanlara ilişkin ödemeler dışındaki futures
sözleşmeleri, forward sözleşmeleri, option sözleşmeleri,
swap sözleşmelerine ilişkin nakit girişleri,
h)
İşletme faaliyetleri veya ticari faaliyetler amacıyla
yapılan sözleşmeler ile finansman faaliyetleri olarak
sınıflandırılanlara ilişkin ödemeler dışındaki futures
sözleşmeleri, forward sözleşmeleri, option sözleşmeleri,
swap sözleşmelerine ilişkin nakit çıkışları.
3-
FİNANSMAN FAALİYETLERİ
Finansman faaliyetlerine ait nakış akışları şöyle
sıralanabilir:
a) Hisse
senedi ve diğer özkaynak araçlarının ihracından sağlanan
nakit girişleri,
b)
Sermaye azaltılmasıyla ilgili nakit çıkışları,
c) Para
ve sermaye piyasalarından sağlanan borçlar ve diğer
borçlanmalardan sağlanan nakit girişleri,
d) Borç
ödemelerine ilişkin nakit çıkışları,
e)
Finansal kiralama sözleşmelerinden kaynaklanan borç
ödemelerine ilişkin nakit çıkışları
İŞLETME FAALİYETLERİNE İLİŞKİN NAKİT AKIŞLARININ NET
RAPORLANMASI
İşletmeler, işletme faaliyetlerine ilişkin nakit
akışlarını brüt (direkt) yönteme göre raporlar. Direkt
yöntemde brüt nakit girişleri ve brüt nakit çıkışlarına ait
ana gruplar, aşağıdaki kaynaklardan elde edilir:
a) Temel
finansal tablolardan,
b)
Satışlar, satış maliyetleri ve diğer gelir tablosu
kalemleri ( finansal kurumlar için faiz ve benzeri gelirler
ile, faiz ve benzeri giderler) aşağıda belirtilen diğer
hususlar göz önünde bulundurarak düzeltilir:
Ø Dönem
içinde stoklar, ticari alacaklar ve borçlardaki
değişiklikler,
Ø Diğer
nakit giriş ve çıkışı gerektirmeyen kalemler,
Ø Nakit
etkisi, yatırım veya finansman nakit akışlarıyla ilgili olan
diğer kalemler.
İşletmeler Yatırım ve Finansman faaliyetlerine ilişkin nakit
akışlarını NET YÖNTEME göre raporlar.
Aşağıdaki "işletme faaliyetleri", "yatırım faaliyetleri"
veya "finansman faaliyetleri"nden elde edilen nakit akışları
net yönteme göre raporlanır:
a)
Müşteriler adına yapılan nakit girişleri ve nakit çıkışları,
Ø Bir
banka için vadesiz mevduatına yatırılan ve bu hesaptan
çekilen tutarlar,
Ø Bir
yatırım şirketi tarafından müşterileri adına tutulan fonlar,
Ø Mülk
sahipleri adına yapılan tahsilatlar, kiralar ve ödemeler.
b) Devir
hızı yüksek, tutarları büyük ve vadeleri kısa olan kalemlere
ilişkin nakit girişleri ve çıkışları.
Ø Kredi
kart müşterilerinin ilgili ana para ödemeleri,
Ø Yatırımların satın alınması ve satılması,
Ø Borçlanmaların nakit akışları.
Finansal
kurumların aşağıdaki faaliyetlerinden kaynaklanan nakit
akışları net yönteme göre raporlanır.
a)
Mevduatların kabulü ve geri ödemesinden kaynaklanan nakit
giriş ve çıkışları,
b) Diğer
finansal kuruluşlara yatırılan ve bu kuruluşlardan çekilen
mevduatlar,
c)
Müşterilere verilen krediler, borçlar ve bunların geri
ödemeleri.
Olağandışı kalemlere ilişkin nakit akışları, ait olduğu
faaliyete göre işletme, yatırım ve finansman faaliyetleri
altında gösterilerek açıklanır.
Faiz ve
temettülerden elde edilen nakit girişleri ile bu kalemlerle
ilgili nakit çıkışları ayrı ayrı açıklanır. Bu kalemlerin
her biri dönemden döneme tutarlılık kavramına göre
"işletme", "yatırım" veya "finansman" faaliyetleriyle ilgili
oluşlarına göre sınıflandırılır.
İster
gelir tablosunda yansıtılsın isterse aktifleştirilmiş olsun
bir döneme ilişkin ödenen faiz giderlerinin toplamı nakit
akış tablosunun dipnotlarında açıklanır.
MALİ
DURAN VARLIKLAR(BAĞLI MENKUL KIYMETLER, BAĞLI ORTAKLIKLAR,
İŞ ORTAKLIKLARI)
Bağlı
ortaklıklar veya iştiraklerin muhasebeleştirilmesinde,
maliyet esası veya özvarlık yöntemi esas alınmış olabilir.
Bu durumda yatırımcı sadece kendi ile yatırım yapılan şirket
arasındaki nakit akışlarını nakit akış tablosunda raporlar.
Örneğin , temettüler ve alınan veya verilen avanslar gibi.
İştirakler, bağlı ortaklıklar ve diğer işletme birimlerinin
satın alınmasında veya satılmasında ortaya çıkan nakit
akışları "yatırım faaliyeti" grubunda ayrı olarak
raporlanır.
Bir
işletme; iştirakler, bağlı ortaklıklar ve diğer işletme
birimlerinin dönem içindeki alış ve satışlarını toplam
olarak aşağıdaki şekilde raporlar:
a)
İlgili kaleme ilişkin satın alma veya satışlarının toplam
tutarı,
b) Bu
kalemlere ilişkin satın alma veya satışların nakit veya
nakde eşdeğer tutarları,
c) Satın
alınan veya satılan iştirak, bağlı ortaklık veya diğer
işletme birimindeki nakit ve nakde eşdeğer varlıkların
tutarı,
d) Satın
alınan veya satılan iştirak, bağlı ortaklık veya işletme
birimindeki nakit veya nakde eşdeğer varlıklar dışındaki
varlık ve kaynakların ana gruplar itibariyle tutarları.
NAKİT
AKIŞINA SEBEP OLMAYAN İŞLEMLER
a)
Aktiflerin borçlanma veya finansal kiralama yoluyla elde
edilmesi,
b) Bir
işletmenin hisse senedi ihracı yolu ile elde edilmesi,
c)
Borçların özkaynağa dönüştürülmesi.
NAKİT
VE NAKDE EŞDEĞER VARLIKLARIN UNSURLARI
Nakit ve
nakde eşdeğer varlıkları oluşturan unsurlarda yapılan
değişiklikler nakit akış tablosu dipnotunda açıklanır. Bu
açıklama temel finansal tablolarla paralellik sağlar.
Örneğin, bu değişiklik hazır değerler grubuna yeni bir
kalemin eklenmesi veya çıkartılması biçiminde olabilir.
RAPORLAMA STANDARDI
Konsolide nakit akış tablosu düzenlenirken, nakit ve nakde
eşdeğer varlıklara ilişkin önemli tutarların grup tarafından
kullanılmayacak tutarları nedenleriyle birlikte finansal
tablo dipnotlarında açıklanır. Örneğin bir ülkede faaliyette
bulunan bir iştirakin sahip olduğu nakit ve nakde eşdeğer
varlıkların ana şirket ve diğer iştiraklerin kullanımına
izin vermeyen kambiyo kontrolleri ve diğer yasal
sınırlamalar olabilir.
TMS 4- SATIŞLAR VE DİĞER OLAĞAN GELİR VE
KARLAR STANDARDI
Standardın Amacı: Bu standardın amacı, olağan işlemler ve olaylar sonucu elde
edilen gelirler ve karların muhasebeleştirilme yöntemlerini
belirlemektir. Gelirin muhasebeleştirilmesine ilişkin en
önemli husus gelirin ne zaman tahakkuk ettirileceğinin
belirlenmesidir. Gelir, işletmenin gelecekte ekonomik
yararlar sağlayacağı belirlendiğinde ve bu yararlar
güvenilir biçimde ölçülebildiğinde tahakkuk ettirilecektir.
Bu standart sözü edilen kriterlerin oluştuğu ve dolayısıyla
gelirin tahakkuk ettirileceği koşulları tanımlamaktadır.
Standartta Yer Alan Tanımlar:
a)
Gelirler: Gelirler işletmenin dönem içindeki olağan
faaliyetleri sonucunda elde edilen ekonomik yararların brüt
tutarlarıdır. Özkaynaklarda artışlara neden olan bu
yararların gelir olarak nitelendirilebilmesi için, hisse
senedi ihracı veya sermaye artışına ilişkin olmaması
gerekir.
b)
Gerçeğe Uygun Değer: Karşılıklı pazarlık ortamında bilgili
bir alıcı ile bilgili bir satıcı arasında bir varlığın el
değiştirmesi veya bir borcun ödenmesi durumunda ortaya
çıkması gereken tutardır.
Standardın İçeriği:
Bu
standart aşağıdaki işlemlerden kaynaklanan gelirlerin
muhasebeleştirilmesinde uygulanır:
a) Mal
ve hizmet satışları (brüt satışlar)
b) Diğer
olağan gelir ve karlar
Brüt
satışlar, mal ve hizmet satışlarından oluşur. Mal satışları;
ticari mal, mamuller ve diğer stok kalemlerine ilişkin satış
gelirlerini içerir.
Hizmet
satışları, belli bir zaman süresi ile sözleşmeye bağlanmış
hizmetlerin yapılmasından kaynaklanan gelirlerdir. Bu süre,
bir muhasebe dönemi kadar veya bu dönemden uzun veya kısa
olabilir. Gelir tablosunda yer alan hizmet gelirleri,
tablonun ait olduğu dönemle ilgili olmalıdır.
Yıllara
yaygın inşaat ve onarım işlerine ilişkin gelirlerin
muhasebeleştirilmesi, inşaat sözleşmelerinin
muhasebeleştirilmesine ilişkin standarda göre yapılır.
Gelir
olarak tanımlanan diğer olağan gelir ve kar unsurları;
işletmenin esas faaliyeti dışında iştiraklerden, bağlı
ortaklıklardan ve diğer sermaye yatırımlarından elde edilen
temettü gelirleri, faiz gelirleri, kira gelirleri, kambiyo
karları, menkul kıymet satış karları gibi kalemleri kapsar.
Bu
standart aşağıdaki gelirleri kapsamaz:
a)
Finansal kiralama sözleşmeleri,
b)
Özvarlık yöntemi uygulamasının sonucu olarak ortaya çıkan
yatırımlara (Bağlı menkul kıymet, iştirakler ve bağlı
ortaklıklar) ilişkin temettüler,
c)
Sigorta işletmelerinin sigorta sözleşmeleri,
d) Mali
(finansal) varlıklar ve mali (finansal) borçların gerçeğe
uygun değerindeki değişiklikler,
e) Dönen
varlıkların değerindeki değişiklikler,
f)
Hayvancılık, tarım ve orman ürünlerindeki doğal artışlar,
g)
Madenlerin çıkarılması.
GELİRLERİN ÖLÇÜLMESİ:
Gelirler, tahsil edilen veya tahsil edilecek varlıkların
gerçeğe uygun değeri ile ölçülür.Bir işleme ilişkin gelir
tutarı, işletme ile alıcı arasında yapılan sözleşmeye göre
belirlenir. Bu tutardan işletme tarafından yapılan miktar,
kasa ve ticari iskontolar indirildikten sonra gerçeğe uygun
değer saptanır. Bu değer işletmenin net satışlarını ifade
eder.
Çoğu kez
gelirin karşılığı nakit veya nakit eşdeğerlerinden oluşur ve
gelir tutarı da alınan veya alınacak nakit veya nakde
eşdeğer tutar olur. Ancak nakit veya nakit eşdeğerlerinin
tahsilatı ertelendiği zamanlarda bedelin gerçeğe uygun
değeri tahsil edilen veya edilecek olan nakdin nominal
tutarından az olabilir. Örneğin, satıcı satış bedeli
kapsamında alıcıya faizsiz bir kredi sağlamış veya piyasa
faiz oranından düşük oranlı bir bono almış olabilir. Eğer
anlaşma bir finansman işlemi niteliği taşıyorsa, bedelin
gerçeğe uygun değeri gelecekteki tüm nakit tahsilatları
iskonto edilerek belirlenir. İskontoya esas alınacak faiz
oranı aşağıdaki kriterlere göre belirlenir:
a)
İşlemle ilgili olarak taraflar arasında anlaşmaya varılan
faiz oranı (vade farkı oranı),
b)
Yukarıda "a" şıkkında bir faiz oranı belirlenmemişse benzer
sektörlerde benzer işlemlere uygulanan faiz oranı,
c)
Yukarıdaki "a" ve "b" deki faiz oranlarının saptanamaması
durumunda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın iskonto
oranı esas alınır.
Gerçeğe
uygun değer ile bedelin nominal tutarı arasındaki fark faiz
geliri olarak tanımlanacaktır.
MAL
VE HİZMET SATIŞLARINDA GELİRİN TAAHKUK ETTİĞİ SAYILAN HALLER
a)
İşletme alıcıya malın mülkiyeti ile ilgili önemli riskleri
ve yararları devretmiştir,
b)
İşletme mülkiyetle ilgili yönetim hakkını ve satılan mallar
üzerindeki etkili kontrolünü sürdürmemektedir,
c) Gelir
tutarı güvenilir olarak belirlenebilmektedir,
d)
İşleme ilişkin ekonomik yararlardan işletmenin yararlanması
söz konusudur,
e)
İşleme ilişkin oluşan veya oluşacak maliyetler güvenilir
olarak belirlenebilmektedir.
Belli
bir dönemin satışları, gelirleri ve karları bunları elde
etmek için yapılan maliyetler, giderler ve zararlar ile
karşılaştırılmalıdır. Gelirin tahakkukuna ilişkin diğer
koşullar gerçekleştiğinde, malın yüklenmesinden sonra ortaya
çıkan garanti dahil diğer maliyetlerin genelde saptanması
mümkündür. Ancak giderlerin saptanamadığı durumlarda gelir
tahakkuk ettirilmemelidir. Böyle durumlarda malların ve
hizmetlerin satış tutarı olarak tahsil edilen tutar gelir
tablosunda yer almaz. Bu tutarlar Gelecek Aylara/Yıllara
Ait Gelirler olarak dönem sonu bilançosunda yer alır.
Aşağıdaki koşullar yerine getirildiğinde, hizmete ilişkin
gelirler doğruya yakın biçimde tahmin edilebilir:
a) Gelir
tutarının doğruya yakın olarak belirlendiği durumlarda,
b)
Hizmete ilişkin ekonomik yararlardan işletmenin yararlandığı
durumlarda,
c)
Hizmetin tamamlanma yüzdesinin bilanço tarihinde doğruya
yakın olarak belirlendiği durumlarda,
d)
Hizmet için yapılan giderlerle, hizmetin tamamlanması için
yapılacak giderlerin doğruya yakın belirlendiği durumlarda.
FAİZLER, HAKLARA İLİŞKİN GELİRLER VE TEMETTÜLER
İşletme
varlıklarının diğer işletmeler ve kişiler tarafından
kullanılmasından kaynaklanan faiz, haklar ve temettü
gelirlerini;
a)
İşleme ilişkin ekonomik yararlardan işletmenin yararlanması,
b) Gelir
tutarının doğruya yakın belirlenmesi söz konusu olduğu
durumlarda; bu gelirler aşağıdaki esaslara göre tahakkuk
ettirilir:
Ø Faizlerin tahakkukunda raporlama dönemindeki kullanılma
süreleri esas alınır.
Ø Haklardan doğan gelirlerin raporlama dönemine ilişkin
tutarları sözleşme koşullarına göre tahakkuk eder.
Ø Temettüler, ortakların kar payları genel kurul tarafından
onaylandığında tahakkuk eder.
STANDARDA GÖRE RAPORLANACAK BİLGİLER
İşletmeler gelirlerle ilgili olarak aşağıdaki hususları
açıklarlar:
a)
Yapılan işlemlerin tamamlanma yüzdesine ilişkin yöntemler
dahil olmak üzere uygulanan gelir tahakkukuna ilişkin
muhasebe politikaları,
b)
Aşağıdaki kalemlerden elde edilen gelirler dahil olmak
üzere, dönem içinde tahakkuk eden gelirlerin başlıca gruplar
itibariyle tutarları,
Ø Brüt
satışlar
Ø Diğer
olağan gelir ve karlar ( faiz, temettü vb.)
c) Mal
ve hizmet değişiminden (takasından) kaynaklanan gelirlerin
başlıca grupları itibariyle tutarları.
TMS
5-KONSOLİDE FİNANSAL TABLOLAR STANDARDI
Standardın Amacı: Bu standart bir şirketler topluluğuna dahil ana ortaklık ile
bağlı ortaklıkların ve kontrol gücüne sahip olunan
iştiraklerin ve diğer ortaklıkların varlık, borç, sermaye,
gelir ve giderlerinin tek bir ortaklık şeklinde gösterilerek
topluluğun finansal durumu ve faaliyet sonuçları hakkında
gerçeğe uygun ve güvenilir bilgi verilmesini sağlamak
amacıyla hazırlanmıştır.
Standartta Yer Alan Tanımlar:
a) Ana
Ortaklık: Sermaye ve yönetim ilişkileri çerçevesinde, bağlı
ortaklıkları, iştirakleri ve diğer ortaklıkları bulunabilen
şirketlerdir.
b) Bağlı
Ortaklık: Ana ortaklık tarafından hisselerinin doğrudan veya
dolaylı olarak %50’den fazlasına veya aynı oranda oy hakkına
ya da yönetim çoğunluğunu seçme hakkına sahip olunan
şirketlerdir.
c)
İştirakler: Ana ortaklık tarafından hisselerinin doğrudan
veya dolaylı olarak en az %10’una, en fazla %50’sine kadar
veya aynı oranlarda oy hakkına sahip olunan şirketlerdir.
d) Diğer
Ortaklıklar: Ana ortaklık tarafından hisselerinin doğrudan
veya dolaylı olarak %10’undan azına sahip olunan
şirketlerdir.
e)
Kontrol Gücü: Ana ortaklığın, iştirak veya bağlı menkul
kıymet kapsamındaki şirketlerin yönetim çoğunluğuna sahip
olma, ya da yasa veya bir anlaşma sonucu yönetim
kararlarında tamamen etkin rol oynama gücüdür.
f)
Şirketler Topluluğu: Hukuksal yönden birbirlerinden bağımsız
olmakla beraber, sermaye, yönetim ve denetim açısından
birbirleriyle ilişkili, faaliyet konuları yönünden aynı
sektöre bağlı olsun veya olmasın, planlama, organizasyon,
yönetim, finansman konularının ana ortaklık çatısı altında
tek merkezden koordine edildiği ana ortaklık, bağlı
ortaklıklar ve kontrol gücü ana ortaklıkta olan iştirakler
bütünüdür.
g)
Azınlık Payları : Bağlı ortaklıkların ve kontrol gücü ana
ortaklıkta olan iştiraklerin topluluk dışında kalan
özkaynaklarına ilişkin paylarıdır.
h)
Konsolidasyon Yöntemi: Topluluğa ait finansal tablolarda yer
alan, varlıklar, yabancı kaynaklar, özkaynaklar, gelir ve
karlar ile gider ve zararların bir bütün olarak
birleştirilmesi ve daha sonra konsolidasyon ilke ve
kuralları doğrultusunda gerekli düzeltmelerin yapılarak
konsolide finansal tabloların hazırlanması yöntemidir.
i)
Konsolide Finansal Tablolar: Ana ortaklığın ünvanı altında
düzenlenen ve ana ortaklık ile bağlı ortaklığın ve kontrol
gücü ana ortaklıkta olan iştiraklerin konsolidasyon yöntemi
uygulanmak suretiyle varlıklar, yabancı kaynaklar,
özkaynaklar gelir ve karlar ile gider ve zararlarını bir
bütün olarak gösteren, iştiraklerin ise özkaynaklardan pay
alma yöntemi uygulanarak eklenmesi suretiyle oluşturulan
konsolide bilanço, konsolide gelir tablosu ve bu tabloların
eki diğer konsolide finansal tablolar ile dipnotları ifade
eder.
Standart Aşağıdaki Konuları Kapsamaz:
Bu
standart aşağıda belirtilen hususlarla ilgili değildir:
a)
İşletmelerin birleşmesinden doğan haklar dahil olmak üzere,
işletmelerin birleşmelerine ilişkin muhasebe yöntemleri ve
bunların konsolidasyona olan etkileriyle
b)
İştiraklere yapılan yatırımların muhasebeleştirilmesi
c) İş
ortaklıklarına yapılan yatırımların muhasebeleştirilmesi
Konsolidasyonun Genel Esasları:
Ø Konsolide finansal tabloların hazırlanabilmesi için
konsolidasyona tabi tutulacak topluluk şirketleri aynı
muhasebe standartlarını uygulamak zorundadırlar.
Ø Konsolide finansal tabloların hazırlanması sırasında
topluluğa dahil şirketlerin hesap dönemlerinin kapanış
tarihleri aynı olmalıdır.
Raporlama:
a)
Topluluğa dahil bağlı ortaklıkların ünvanı, ikamet yeri,
sermayesi ve bu sermaye içinde ana ortaklık ile diğer bağlı
ortaklıkların sahip olduğu paylar,
b)
Topluluğa dahil ortaklıkların yapısında bir önceki döneme
göre oluşan değişiklik,
c)
Topluluk kapsamına girmeyen bağlı ortaklıklarda ana
ortaklığın sahip olduğu paylar ve bu payların varsa borsa
değeri, yoksa net defter değerine göre hesaplanmış
değerlerini gösteren bilgiler ve konsolide edilmemesinin
nedenleri,
d) İflas
veya tasfiye halinde olan veya kanuni merkezleri yurt
dışında bulunan konsolide finansal tablo kapsamındaki
ortaklıklar ve bunlara ilişkin bilgiler,
e)
Konsolide finansal tablo uygulamasında yıllar arasında
farklı muhasebe politikaları uygulanmışsa nedenleri ve
parasal etkileri,
f)
Konsolidasyonda kullanılan varsayım, teknik ve yöntemlere
ilişkin açıklama,
g) Ana
ortaklık ile bağlı ortaklıkların konsolide finansal tablo
düzenleme tarihinden sonra ortaya çıkan ve açıklamayı
gerektiren hususlara ilişkin bilgi,
h)
Oylama gücünün yarısından daha fazlasına dolaylı veya
dolaysız olarak sahip bulunmadığı bağlı ortaklıklar ile ana
ortaklık arasındaki ilişkinin mahiyeti,
ı)
Oylama gücünün yarısından fazlasına, bağlı ortaklıklar
aracılığıyla dolaysız veya dolaylı olarak sahip bulunulan
fakat kontrolün yokluğu nedeniyle de bir bağlı ortaklık
olmayan işletmenin adı,
i)
Yabancı bağlı ortaklıkların finansal tablolarının TL.’ye
çevrilmesinde esas alınan yöntemler,
j) Bağlı
ortaklıkların elde edilmesi ve satılmasının, rapor verme
döneminde finansal duruma, rapor dönemine ait sonuçlara ve
ayrıca bir önceki döneme ait tutarlara etkisi,
k)
Topluluğun istihdam ettiği personel sayısı,
l)
Konsolide finansal tabloları önemli ölçüde etkileyen ya da
bunların açık, yorumlanabilir ve anlaşılabilir olması
bakımından açıklanması gerekli olan diğer bilgiler.
f) Ana
Ortaklığın Bireysel (Konsolide Öncesi) Finansal Tablolarında
Bağlı Ortaklıklara Yapılan Yatırımların Muhasebeleştirilmesi
TMS 6-
İŞTİRAKLERDEKİ YATIRIMLARIN MUHASEBELEŞTİRİLMESİ STANDARDI
Standardın Amacı: Bu
standardın konusu işletmelerin iştiraklerdeki yatırımlarının
muhasebeleştirilmesidir.
Standarda Yer Alan Tanımlar:
a)
İştirakler: Ana ortaklık tarafından hisselerinin doğrudan
veya dolaylı olarak en az %10’una, en fazla %50’sine kadar
veya aynı oranlarda oy hakkına sahip olunan şirketlerdir.
b)
Önemli Etkinlik: Yatırım yapılan ortaklığın finansal ve
işletme politikalarının belirlenmesine katılma gücüdür.
Ancak bu politikaların uygulanmasında kontrol gücü olduğu
anlamına gelmez.
c)
Kontrol Gücü: Ana ortaklığın, iştirak veya bağlı menkul
kıymet kapsamındaki şirketlerin yönetim çoğunluğuna sahip
olma, ya da yasa veya bir anlaşma sonucu yönetim
kararlarında tamamen etkin rol oynama gücüdür.
d) Bağlı
Ortaklık: Ana ortaklık tarafından hisselerinin doğrudan veya
dolaylı olarak %50’den fazlasına veya aynı oranda pay
hakkına ya da yönetim çoğunluğunu seçme hakkına sahip olunan
şirketlerdir.
e)
Özkaynak Yöntemi: Bu yöntemde iştirak önce maliyet bedeli
ile muhasebeleştirilir. Daha sonra bu tutar, yatırım yapılan
ortaklığın özkaynağından yatırımcının payına düşen kısmı
gösterecek şekilde, artırılır veya azaltılır. Bu işlem
yapılırken, ana ortaklığın payına düşen net kar veya zarar
gelir tablosunda, diğer özkaynak kalemlerindeki artışlar ise
niteliklerine göre sermaye yedeklerinin ilgili hesabında
gösterilir. Yatırım yapılan ortaklıktan alınan kar payları
iştirak tutarından düşülür.
f)
Maliyet Yöntemi: Bu yöntemde yatırımlar maliyet değeri ile
muhasebeleştirilir. Yatırımcıya dağıtılan kar payları ise
gelir tablolarında gösterilir.
Standarda Göre Yatırımcının Önemli Etkinliği: Bir yatırımcı, dolaylı veya dolaysız olarak, yatırım
yapılan ortaklığın %20 veya daha fazla oy gücüne sahip ise
ve tersi açıkça belirtilmemiş ise, yatırımcının bu ortaklık
üzerinde önemli etkisi olduğu varsayılır. Söz konusu oy gücü
% 20’nin altındaysa, yatırımcının bu ortaklık üzerinde
önemli bir etkinliği olmadığı varsayımı esas alınır.
Bir
yatırımcının önemli etkinliğinin olduğu genelde aşağıdaki
durumların bir veya bir kaçının varlığından anlaşılır:
a)
Yatırım yapılan şirketin yönetim kurulunda ve eşdeğer
yönetim birimlerinde temsil edilme,
b)
Politika belirleme işlemine katılma,
c)
Yatırımcı ve iştirak arasındaki önemli işlemler,
d)
Yönetim personelinin karşılıklı değişimi;
e) Temel
teknik bilginin sağlanması.
YATIRIMLARIN MUHASEBELEŞTİRME YÖNTEMLERİ:
Yatırımların muhasebeleştirilmesinde ÖZKAYNAK İLE MALİYET
YÖNTEMİ esas alınır.
Özkaynak Yöntemi:
Önemli
etkinliğin var olduğu saptanan iştiraklerin
muhasebeleştirilmesi özkaynak yöntemi ile yapılır. Bu
yöntemde, iştirak önce maliyet bedeli ile
muhasebeleştirilir. Daha sonra bu tutar, yatırım yapılan
ortaklığın özkaynağından yatırımcının payına düşen kısmı
gösterecek şekilde, artırılır veya azaltılır. Bu işlem
yapılırken, ana ortaklığın payına düşen net kar veya zarar
gelir tablosunda, diğer özkaynak kalemlerindeki artışlar ise
niteliklerine göre sermaye yedeklerinin ilgili hesabında
gösterilir. Yatırım yapılan ortaklıktan alınan kar payları
iştirak tutarından düşülür. Bu gibi değişikliklere örnek
olarak; duran varlıklar ve menkul kıymetlerin yeniden
değerlemesi, kur farkları ve şirket birleşmelerinden doğan
farklar gibi değişiklikler verilebilir.
Maliyet Yöntemi
Bu
yöntemde, yatırımcı, yatırım yaptığı ortaklıktaki yatırımı
maliyet bedeli ile muhasebeleştirir. Yatırımdan sağlanan kar
payları ise ilgili dönemin gelir tablosunda gösterilir.
Dağıtılmayan kar payları ile ilgili herhangi bir kayıt
yapılmaz.
KONSOLİDE FİNANSAL TABLOLAR
Konsolide finansal tablolardaki iştiraklere ilişkin yatırım
daha sonra satılmak amacıyla yapılmadıkça Özkaynak
yöntemiyle muhasebeleştirilir. Daha sonra satılmak
amacıyla yapılan yatırımlar maliyet yöntemiyle muhasebeleştirilir.
Yatırımcı aşağıda belirtilen tarihlerden itibaren Özkaynak
yöntemini kullanmaktan vazgeçer:
a)
Yatırımcının ilgili ortaklıktaki önemli etkinliğini
yitirmesi ancak yatırımın tamamen veya kısmen devam etmesi,
veya;
b)
Yatırım yapılan ortaklığın yatırımcıya fon transferi
yapmasının oldukça sınırlı olması veya ilgili ortaklığın
yakın bir tarihte elden çıkarılması amacıyla satın alınması.
Bu
tarihten itibaren yatırımlar maliyet yöntemine göre
muhasebeleştirilir.
BİREYSEL (KONSOLİDE ÖNCESİ) FİNANSAL TABLOLAR
Konsolide finansal tablolar hazırlayan bir yatırımcının
bireysel (konsolide öncesi) olarak hazırladığı finansal
tablolarında yer alan iştiraklerin muhasebeleştirilmesi
aşağıdaki iki yöntemden birine göre yapılır:
a)
Yatırımcının konsolide finansal tablolarında hangi yöntem
kullanılmışsa (özkaynak veya maliyet yöntemi) aynı yöntemle
muhasebeleştirilmiş olması,
b)
Yatırımcının uzun vadeli yatırımlarının muhasebe
politikasına uygun olarak maliyet bedeli veya yeniden
değerlenmiş değeri ile gösteriliyor olması.
Konsolide finansal tablolar hazırlamayan bir yatırımcının
finansal tablolarında görülen iştiraklerin
muhasebeleştirilmesi aşağıdaki iki yöntemden birine göre
yapılır:
a)
Yatırımcı şirketin konsolide finansal tablolar hazırlaması
halinde hangisi uygun olacaksa o yöntemle
muhasebeleştirilmesi,
b)
Yatırımcının uzun vadeli yatırımlarının muhasebe
politikasına uygun olarak, maliyet bedeli veya yeniden
değerlenmiş değeri ile gösterilmesi.
RAPORLANACAK BİLGİLER
Dipnotlarda aşağıdaki açıklamalara yer verilir:
a)
Önemli iştiraklerin listesi, iştirak oranları ve eğer
değişikse oy gücü oranları;
b)
İştiraklerdeki yatırımların muhasebeleştirme yöntemleri.
Özkaynak
yöntemi kullanılarak muhasebeleştirilen iştirakler
bilânçolarda finansal duran varlıklar içerisinde ayrı bir
kalem olarak gösterilir. Yatırımcının bu tür iştiraklerden
payına düşen kar veya zarar, gelir tablolarında ayrı bir
kalem olarak yer alır. Yatırımcının, iştirakin olağanüstü ve
geçmiş dönem kar veya zarar kalemlerindeki payına düşen
kısımları da ayrıca açıklanır.
Koşullu
işlemler ve bilânço tarihinden sonra ortaya çıkan olaylara
ilişkin olarak yatırımcı finansal tablo dipnotlarında
aşağıdaki açıklamalara da yer verir.
a)
Yatırımcının da yükümlü olduğu koşullu işlemleri ve sermaye
taahhütlerindeki payı ve,
b)
Yatırımcının iştirakin borçları için yükümlü olduğundan
dolayı ortaya çıkan koşullu işlemleri.
TMS
8- MADDİ, MADDİ OLMAYAN VE ÖZEL TÜKENMEYE TABİ DURAN
VARLIKLAR STANDARDI
Standardın Amacı: Bu
standardın amacı işletmelerin toplam varlıkları içerisinde
genellikle önemli bir yer tutan ve bu nedenle finansal
durumun belirlenmesinde büyük öneme sahip olan maddi, maddi
olmayan duran varlıklar ile özel tükenmeye tabi varlıkların
muhasebeleştirilmesi yöntemlerini belirlemektir.
Standartta Geçen Kavramlar:
a)
Maddi Duran Varlıklar : Bir işletmenin mal ve hizmet üretmek ya da elde etmek, diğer
işletmelere kiralamak için veya idari amaçlarla elinde
tuttuğu varlıklardır. Bu varlıklar aşağıdaki özellikleri
taşırlar:
Ø Satılmak
amacıyla değil de işletme faaliyetlerinde sürekli
kullanılmak amacıyla satın alınır veya inşa edilirler.
Ø İşletme
normal faaliyetlerini sürdürdüğü sürece satılmaları
düşünülmeyen bir yıldan veya normal faaliyet döneminden
fazla kullanım süresine sahip olunan maddi, taşınmaz ve
taşınır varlıklardır.
b)
Maddi Olmayan Duran Varlıklar: Herhangi bir fiziksel varlığı bulunmayan ve işletmenin belli
bir şekilde yararlandığı aktifleştirilmiş giderler ile belli
koşullar altında hukuken korunmuş haklar ve şerefiyelerin
izlendiği varlıkları kapsar.
c)
Özel Tükenmeye Tabi Varlıklar: Belirli bir maddi varlıkla çok yakından ilgili bulunan veya
tamamen tüketime tabi varlıklar için yapılan, üretim
çalışmalarının zaman ve yoğunluğu ile sınırlı bir ömre sahip
olan giderleri içerir.
d)
Amortisman: Duran varlıklarda kullanılma ve teknolojik gelişmeler
sonucunda eskime, yıpranma ve demode olma şeklinde beliren
değer azalışlarıdır. Diğer bir ifade ile amortismana tabi
tutarın hizmet süresine sistemli bir biçimde dağıtımıdır.
e)
Amortismana Tabi Değer: Amortismana tabi değer, amortismana tabi varlığın tarihi
maliyetinden veya finansal tablolarda tarihi maliyeti yerine
kullanılan değerden tahmini artık değerinin düşülmesiyle
kalan tutardır.
f)
Hizmet Süresi: Hizmet süresi, amortismana tabi varlığın işletme tarafından
kullanılması beklenen dönemdir veya işletme tarafından
varlıktan elde edilmesi beklenen üretim birimi veya benzeri
birim sayısıdır.
g)
Artık Değer: Bir varlığın hizmet süresi sonunda, tahmini elden çıkarma
giderlerini düştükten sonra işletmenin bu varlıktan elde
etmeyi beklediği net tutardır.
h)
Gerçeğe Uygun Değer: Karşılıklı pazarlık ortamında bilgili bir alıcı ile bilgili
bir satıcı arasında bir varlığın el değiştirmesi veya bir
borcun ödenmesi durumunda ortaya çıkması gereken tutardır.
ı)
Maliyet Değeri: Bir duran varlığın elde edilmesi veya değerinin
arttırılması, inşa edilmesi veya imalatı sırasında yapılan
harcamalar ile bunlara bağlı tüm diğer giderlerin toplamını
ifade eder.
j)
Net Defter Değeri: Duran
varlığın brüt defter değerinden o duran varlıkla ilgili
birikmiş amortismanlar düşüldükten sonra kalan değerdir.
k)
Geri Kazanılabilir Değer: Satış anındaki artık değer de dahil olmak üzere hizmet
süresi boyunca bir varlığın sağladığı yararların toplamıdır.
Sayfa 1 - Sayfa 2
|