Okuldan kaçan birkaç lise öğrencisi, bir gün Çankaya civarında ağaçların
altında otururlar. Birden karşılarında birkaç kişiyle birlikte Atatürk’ü
görürler. Atatürk, söyleyin bakayım burada sizin ne işiniz var diye sorar.
Öğrenciler müdürden izinli olduklarını söylerler; izin kağıdı soran Atatürk’e
izin kağıdını gösteremezler. Tarih dersinin müzakeresinden kaçtıklarını itiraf
ederler. Atatürk’ün kaşları çatılır: Hiç tarih dersinden kaçılır mıymış, diye
sorar.
İçlerinden biri: Kaçılmaz paşam, amma kitapların lisanı bize ağır geliyor;
anlayabileceğimiz dille bize kitapları verin oturup çalışalım, der. Atatürk
elini çocuğun omzuna koyar ve oğlum, istediklerinizin hepsi olacak amma her
şeyi birden yapamayız. Sıra beklemek lazım.Tarih ve dil üzerindeki çalışmalar da
devam ediyor. Biz inkılapları yaptık, devam ettirmek de sizin vazifeniz. Haydi
bakalım, şimdi doğru okulunuza, der.
|