11.Silgi kağıda yalnız bir yönde temas
ettirilmelidir geriye dönüşlerde silgiyi hafifçe
kaldırmak kağıda değdirmemek gerekir saçımızı
tararken tarağı nasıl tek yönlü kullanıyorsak
silgi de aynı şekilde tek yönlü kullanılmalıdır
böyle yaparsak kağıt zedelenmez yanlışı silerken
doğru harflerin de silinmemesi için silgi
mikaları kullanılması yararlıdır silinen yere
doğrusunu yazarken tuşlara çok sert vurulmaz ve
vurulacak tuşun parmağı kullanılır yanlış
kağıdın alt kısımlarında ise silindiri geriye
silgi tablasına gelinceye kadar döndürüp sileriz
eğer silindiri bu şekilde değil de yukarıya
döndürürsek kağıt silindirden kurtulur makineden
çıkar kağıdı tekrar makineye takmamız gerekir
silinecek yere denk getirmek de çok zor olur
yanlışı silmemek ve geri tuşuna basıp yanlışın
üzerine doğrusunu vurarak düzeltmeye kalkışmak
hatalıdır yanlış mutlaka silinerek
düzeltilmelidir silgi dille ıslatılmaz aksi
halde kağıt zedelenir ve silgi kullanıldığı
belli olur.
12.Bir yazıyı daktilo ile yazdıktan sonra
makineden çıkarmadan önce baştan sona kadar
yeniden ve dikkatlice okumak gerekir yazıyı
kağıt makinedeyken okumayıp da makineden
çıkardıktan sonra okur isek bulunacak yanlışı
düzeltmek zor olur çünkü satır düzeyini ve
harflerin yerini tutturmak oyalayıcı zaman
yitirici bir işlemdir yanlışları bulmak da
dikkat ister yanlışları bulmak için okumada
kağıt sol elle üst kısmında tutulur ve sağ elde
de kurşun kalen bulunur yazıyı yavaş şekilde ve
kurşun kalemin ucu kelimelerin harflerine
değecek imiş gibi yakın tutarık okumak gerekir
bu şekilde yani kelimenin harfleri okuduğunda
yanlışlar kolay kolay gözden kaçırılmaz gözden
kaçmış düzeltilmemiş bir yanlış okuyanı olumsuz
yönde etkiler bize veya kuruyuşumuza zararlı
olur amire imza için götürülen yazıdaki yanlış
için sekreterin hiçbir özrü kabul edilemez
yanlışı zamanında görüp düzeltmek bir görevdir
çalışanlarda aranan en önemli niteliklerden biri
de sorumluluk duygusudur yanlışları görmek ve
düzeltmek her yazıyı kusursuz göndermek de
sorumluluğun bir gereğidir bu konudaki dikkat
sekreterin başarısını sağlar.
13.Makineye bakmadan yazmak esastır başlangıç
derslerinde öğretmenin ellerinize ve tuşlara
bakabilirsiniz dediği anlarda bakılabilir fakat
bunun dışında da bakmadan yazmak gerekir
makinedeki kağıda ise daha başlangıçtan itibaren
hiç bakmamak lazımdır.
Tuşlara bakma: öğrenci bir tuşu yeni
öğrenirken tuşun yerinden emin olmak veya
yazdığının doğruluğunu anlamak için tuşlara
bakabilir bunun önlenmesi için öğretmenin
açıklama ve uyarısı gerekir öğretimi yavaşlatmak
yani yinelemeleri artırmak da düşünülebilir.
Yazdıklarına bakma: makinedeki kağıda bakma
yazdığın kontrol etmek ve biraz da yazdığını
görüp zevk almak için kağıda bakan öğrenciler
olur hız düşük iken öğrenci bunun zararlı
olduğunu anlayamaz öğrenciye bakmanın kötü bir
alışkanlık olarak yerleşebileceği anlatılmalı
eğer dinlemez uyarı ve ihtarda bulunmalıdır.
Öğrenci bu seyretme işini kolu atarken de yapmak
isteyebilir bu alışkanlık da mutlaka
önlenmelidir.
14.Mesaj atma
Telefonun yanında mesaj veya gerektiğinde
dikte almak için bir kurşun kalemle bloknot
bulunmalıdır ayrıca basılı mesaj kağıtlarını da
bulundurmak gerekir
Alınan mesajın doğru açık ve okunaklı olması
gerekir sekreter kendisini konuştuğu için kısa
not alsa da bu not onun için bir anlam taşır
fakat mesajı okuyacak olan için bu çok kısa
olduğundan anlaşılmaz olabilir. Bekletme ve
telefonu kapatma konuşanı bekletmek gerekirse
bunun süresini ve nedenini belirtmek icap eder
sadece bir dakika demek doğru değildir telefonu
açan yani araya önce kapar amir ile
konuşuluyorsa telefonu önce onun kapatmasını
beklemek uygun olur.
15.Parcaları kullanırken bakma
Öğrenci kolu attıktan sonra elini
yerleştirmek için tuşlara bakabilir bu durum da
kötü bir alışkanlık olarak yerleşmeden
önlenmelidir. Serbest tuşunu iyi kullanılmasını
öğrenmemiş olan öğrenci satır sonlarında
makineye bakar düz yazılarda satırları aynen
izletilmekte de bakma alışkanlığını önlemeye çok
yardımcı olur korkudan bakma yanlışı nedeniyle
kırıcı not almak bir yanlış için ceza olarak
kelime düşülmesi gibi nedenlerle öğrenci tuşlara
ve makinedeki kağıda bakabilir bu korkuyu
giderici önlemler öğrenimin süresine uygun
olarak ve öğretimin niteliğini düşürmemek gibi
hususlar da göz önünde tutularak alınmalıdır.
16.Elden geldiğince hızlı konuşulabilir
konuşurken karşımızdaki ile karşılıklı konuşuyor
gibi hareket etme gerekir böyle olduğu takdirde
sesimi soğuk ve cansız çıkmaz telefonda günaydın
derken bile gülümsenebilir konuştuğumuz
karşımızdaymış gibi davranmak yararlıdır
söyleneni nezaketle ve dikkat dinlenmek gerekir
konuşmanın sözünü kesmek karşılıklı konuşurken
söz kesmekten daha sevimsiz bir durum yaratır.
Kısa konuşmaya dikkat etmek: telefonda mümkün
olduğu kadar kısa konuşmalıdır bu süratle hem
kendi vaktimizi ve hem de karşımızdakinin
vaktini boşa harcamamış aynı zamanda hattı da
fazla bağlı tutmamış oluruz
Telefon edildiği zaman söylenecekleri
kafamızda tekrarlamalı hatta gerekiyorsa kısaca
not etmeliyiz aksi halde bazı şeyleri unutmak ve
konuşmayı uzatmak durumu doğabilir. Karşı
tarafın sorabileceği soruları tahmin edip buna
göre hazırlıklı olmak da faydalanır.
17.Okuldan kaçan birkaç lise öğrencisi bir
gün Çankaya civarında ağaçların altına otururlar
birden karşılarında birkaç kişiyle atatürkü
görürler Atatürk söyleyin bakayım burada sizin
ne işiniz var diye sorar öğrenciler müdürden
izinli olduklarını söylerler izin kağıdı soran
Atatürk e izin kağıdını gösteremezler tarih
dersinin müzakeresinden kaçtıklarını itiraf
ederler Atatürk ün kaşları çatılır hiç tarih
dersinden kaçılır mıymış diye sorar içlerinden
biri kaçılmaz paşam amma kitapların lisanı bize
ağır geliyor anlayabileceğimiz dille bize
kitapları verin oturup çalışalım der Atatürk
elini çocuğun omzuna koyar ve oğlum
istediklerinizin hepsi olacak amma her şeyin
birden yapamayız bira beklemek lazım tarih ve
dil üzerindeki çalışmalar da devam ediyor biz ve
dil üzerindeki çalışmalar da devam ediyor biz
inkılapları yaptık devam ettirmek de sizin
vazifeniz haydi bakalım şimdi doğru okuluna der
18,Atatürk ilmi yetkililere karşı daima
hürmetkardı bir baloda gece yarısından sonra
izinlerini almaya gittiğimiz vakit kabul
salonunda bir zamanlar saçak öptüren
padişahların oturmuş oldukları yer tahtının
yanındaki bir koltukta oturuyorlardı ve bize
hitaben şuraya oturun burası padişahlara mahsus
taht değil ilim adamlarına mahsus olan bir
yerdir buyurdu bu atanın ilme verdiği kıymeti ve
veciz kelimelerle anlatılmıştı onun insanlığa
karşı çok ince düşünceleri vardı fazilet ve
insanlık prensiplerini etrafına da telkin
ederdi.
19. KARBONLU YAZILARI SİLME
Karbonlu yazıları silinirken kopyaların
kirlenmesi için silgi kartı kullanılabilin bu
kartlar kağıttan ve ya ince kartondan kesilir
silgi kartı karton kağıdın parlak yüzü ile
başlıklı kağıdın bir altındaki kopyanın arasına
konulur önce başlıklı kağıttaki yanlış silinir
karbonla birlikte öne doğru çekilerek bir
alttaki kopya da silinir yerinde duran silgi
kartı elimizin karbona sürünerek kirlenmesini
önler eğer kopya birden fazla ise üstteki kağıt
silindikten sonda silgi kartı alınarak üçüncü
kopya için konur ikinci kopya da silinmeye
başlanır silme işlemi bitince düzeltme yapılır
karbon kağıtları yeni ise yumuşak silgi ile
silinebilir gerekirse arkasından da daktilo
silgisi ile tekrar silinmelidir. Silgi kartı
olarak kalın karton kullanılırsa bu kartın
karbonun yüzüne değil de arkasına yani boyasız
yüzüne konulması gerekir başlıklı kağıt
silindikten sonra karton alınıp bir alttaki
karbonun sırtına konur sonra destenin ikinci
kağıdındaki yanlış silinir.
20,Bir cetveli yatay olarak ortalamak için
cetvelin kaç vuruşluk yer kapladığını buluruz
bunu kağıdın aldığı vuruş sayısından çıkarırız
bulduğumuz sayıyı marjlar için ikile
paylaştırırız marjları düzenleriz bundan sonra
tabülatör durağı yapılacak sütün başlangıçları
için hesap yaparız eğer üç sütunlu bir cetvel
yazıyorsak iki yerde durak yapmamız gerekir
birinci sütün için sol marj düzenlenir ikinci ve
üçüncü sütunlar için de durak yapılır birinci
sütunun vuruş sayısına iki sütun arasındaki
boşluğu da ekleyip tabülatör durağının yani
ikinci sütunun başlama noktasını bulup oraya
durağı yaparız ikinci sütunun vuruş sayısı ile
ikinci boşluğun vuruş sayısını toplayarak son
sütunun yani ikinci durağın yerini buluruz
tabülatör yapma tuşuna bir kez daha basarak
buraya da durak yaparız böylece birinci sütun
için sadece sol marj ikinci ve üçüncü sütunlar
için ise yapmadığımız tabülatör duraklarını
kullanmış oluruz
21.Tarih milletlerin yükselme ve gerileme
sebeplerini ararken bir çok siyasi askeri
toplumsal sebepler bulmakta ve saymaktadır şüphe
yok ki bütün bu sebepler toplumsal olaylarda
etkindirler fakat bir milletin doğrudan doğruya
hayatıyla yükselişiyle gerilemesiyle ilgili ve
bağlantılı olan milletin ekonomisidir tarihin ve
tecrübenin tespit ettiği bu gerçek bizim milli
hayatımızda ve milli tarihimizde de tamamıyla
meydana çıkmıştır gerçekten Türk tarihi
incelenirse bütün yüksekle ve gerileme
sebeplerinin bir ekonomi meselesinden
Başka bir şey olmadığını anlaşılır tarihimizi
dolduran bunca başarılar zaferler yahut
mağlubiyetler çöküşler ve felaketler bunların
hepsi meydana geldikleri devirlerdeki ekonomik
durumuzla ilgili ve bağlantılıdır. Yeni Türkiye
mizi layık olduğu seviyeye yükseltebilmek için
mutlaka ekonomimize birince derecede önem vermek
mecburiyetindeyiz çünkü zamanımız tamamen
ekonomi devresindeyiz çünkü zamanımız tamamen
ekonomi devresinden başka bir şey değildir
22.Yazı içinde geçen tek sütunlu kısımlar
olabilir bunların kağıda ve veya yazıya
ortalanması uygun görünüm verebilir bazen da tek
sütunluk bir çizelge yazılabilir bu tür tek
sütunlu yazılar blok halinde ortalanır buna blok
ortalama denilir bunu yapmak için sütundaki
anahtar yani en uzun satır yani dikey eksenine
getirilir anahtar satıra göre her iki vuruşluk
ler için bir kez geri tuşuna basılır geri basma
işlemi bitince sol marj mandalı şaryonun durduğu
bu noktaya kadar getirilir sütunun bütün
satırların bu hizadan başlanarak yazılır sağ
marjı düzenlemeye gerek yoktur istendiği
takdirde sol marj mandalı da kullanılmaz ve
sütunun ilk satırı yazıldıktan sonra diğer
satırları da aynı hizadan başlamak suretiyle
yazılır
23.Bir çizelgeyi dikey olarak ortalamak için
bu çizelgenin kaç satırlık yer kaplayacağı
bulunur bu da satır sayısına boşlukların satır
sayısı eklenerek bulunur sayı kağıdın aldığı
satır sayısından çıkartılır kalan üst ve alt
marjlara paylaştırılır boşlukları satır
cinsinden hesaplamak için atılan kol sayısının
bir eksiğini almak gerekir marjlara paylaştırmak
için kalan tek sayı ise üstten bir satır az
bırakılmalıdır üst kısımda fazla boşluk kalırsa
çizelge aşağı doğru kaymış olursa zikrin gözükür
dikey ortalamalarda bir iki santimlik kayma
kabul edilir bir çizelgeyi yatay olarak
ortalamak için her sütunun en uzun satırındaki
vuruş sayısı eklenir böylece cetvelin yatay
olarak kaplayacağı yer belirlenmemiş olur
kağıdın arlığı vuruş sayısında bulunan bu sayı
çıkartılır kalan da marjlar için paylaştırılır
artan tek sayı ise soldan bir vuruş fazla boşluk
bırakılır ilk sütun için sol marj mandalı
kullanılır diğerleri için tabülatör durağı
yapılır sağ ve solda kalan marjlarda bir iki
santim kadar kayma hesap hatası olabilir sütün
başlıklarının altı iki şekilde çizilebilir
sadece başlığın altı çizilir diğer şekilde ise
sütunun en uzun satırı kadar çizgi çizilip
başlık ortalanır.
24. Düşündüm ki bu Türk oğlu altı asırdan
beri türlü rastlantıların kasırgaları önüne
düşerek bir boğuşma cihanının yaralarına
uçurumlarına denizlerinde çöllerinde
yuvarlanmıştı o koca tarihin bu hırpalanmış
yolcusu türlü afet ve musibet çukurlarında onur
şan ve şeref tepelerine tırmanmış dizleri
parçalanarak tırnakları koparak bu tırmanılan
yerlerden bir kaza darbesi ile taşlara çarpıp
düşmüş daima kalkarak yeni baştan dimdik durmağa
çalışarak tutunacak bir kaya parçası yapışacak
bir ağaç kütüğü aramıştı ve gülü diken olan
kızgın yemen çöllerinden Arnavutluk taşlarına ve
acem ellerinden Girit sularına kadar altı
asırdan beri kumlara buzlara denizlere kanını
akıta akıta bereketli bir kaynağın o bitmez
tükenmez kereminden her zaman taze bir kuvvet
ile tükenmez fışkıran o al kanının çileli
çizgileriyle şanla ve şerefle dolu o kahraman
hikayesini yazmıştır
27.Harpler milyonlarca insanın ölmesine
milyonlarca insanın yersiz yurtsuz kalarak
sefalet içinde acılar içinde kalmalarına
eriştiren en iyi yoldur fakat her zaman barışı
bozmak ve başka milletlerin haklarını çiğnemek
isteyenler bulunacaktır böyle kötü niyetlere ilk
andan itibaren de bütün milletlerin karşı
çıkması karşı çıkma mevzuunda dayanışma içinde
olması gerekir çünkü barış bir defa ele
geçirilince korumak için daima özen ve dikkat
ister milletler arası siyasi güven ortamının
gelişmesi için ilk ve en önemli şart da bütün
milletlerin hiç olmazsa barışın korunması
fikrinde samimi olarak birleşmesidir
diyebiliriz.
25.Bir ailenin fertleri birbirlerini sevip
sayarlar bir konuda anlaşamazlar ise
birbirlerini kırmadan konuşup anlaşmazlığı
giderirler millet dediğimiz topluluk da büyük
bir aileye benzer bu büyük ailenin fertleri
sayılan vatandaşlar da birbirlerini severler
sayarlar insanların aynı fikirde ve inançta
olmaları düşünülemez istenemez amma vatandaşlar
milletin refahı ve mutluluğu Türklüğün
yüceltilmesi vatanın bütünlüğü gibi ana amaçlar
milli birlik ruhu içinde oldukları için diğer
ayrılıklar düşmanlık nedeni olamaz bütün
milletlerde aynı şekilde medeniyet ailesinin
fertleri gibidir her milletin örfü adetleri dini
ve dili far olabilir ancak mutlu ve güvenli
yaşama isteği yönünden milletler arasında bir
fark yoktur milletler de çıkabilecek
anlaşmazlıkları birbirlerine saldırmadan ve
düşman olmadan halledilebilir eğer insanlık
yönünden düşünülür ise harbin galibi veya
mağlubu olmaz kaybeden insanlık olur bu nedenle
yurtta ve dünyada sulh istiyor sulhun korunması
için çaba gösteriyoruz bütün milletlerin de
yurtta sulh cihanda sulh ilkesine uygun olarak
hareket etmeleri halinde bunun insanlığın ve
medeniyetin refahı ve ilerlemesine etkili
olacağına inancımızı daima koruyoruz
26.Mumlu kağıtlar çoğalma yapmak için
kullanılır yazıya başlarken şerit düzeni beyaz
da yani mumlu kağıt yazım düzeninde olmalıdır
harf çekirdeklerinin temiz olması mum ve
mürekkep artıklarından temizlenmesi gerekir bu
temizlik yapılmazsa mumlu kağıt ili delinmez ve
yazılar da silik çıkar harf çekirdekleri ispirto
ile temizlenir tuşlara çok sert vurulmaz
yanlışlar için düzeltme mürekkebi kullanılır
yanlış harfin veya harflerin üzerine sürülür bir
süre de kuruması için beklenir sonra doğrusu
yazılır yazı bittiğinde makineden çıkarmadan
önce baştan sona ve dikkatlice okunur sonra
makineden çıkarılır mumlu kağıtlar serin yerde
saklanmalıdır mumlu kağıt arkasındaki kartona
leke bırakmış ise bayat demektir basıma verimli
bir sonuz almak mümkün olmaz yazılan ve okunup
makineden çıkartılan mumlu kağıt teksir makinesi
denilen makinelere takılıp basıma geçilir
basımdan sonra mumlu kağıt saklanacaksa
üçerindeki mürekkep bulaşıkları gazete kağıdına
çekilir dolap içinde veya çengele asılarak
karıştırılmadan saklanır gerektiğinde tekrar
basım için kullanılır.
28.Yazı başlıkları veya yazı içinde geçen
bazı kelimeler dikkati çekmek için aralıklı
yazılabilir aralık yazılan kelimeler arasında üz
ara bırakmak yani aralık çubuğuna üç kere vurmak
gerekir aralıklı yazılacak kelime metin içinde
geçiyorsa kendisinden önce ve sonra ikişer kez
aralık çubuğuna vurulur yani aralıksız yazılan
son kelimeden sonra iki ara verilip aralıklı
kısım yazılır bu kısım bitince de yine iki kere
aralık çubuğuna vurulup normal yazıya devam
edilir aralıklı olan kelimedeki harf sayısına bu
sayının bir eksiğini ekleyip bunu kaz vuruşluk
yer kaplayacağını bulmak kabildir birden fazla
kelime aralıklı olarak yazılacaksa kelime
aralarındaki boşluklar da bir harf gibi hesaba
katılır aralıklı yazılan başlık ise ve geri tuşu
metodu ile ortalama yapılacaksa başlıktaki her
bir harf için geri tuşuna basılır ancak başlığın
en son harfi için geri tuşuna basılır ancak
başlığın en son harfi için geri tuşuna basılmaz
bu süratle başlık kağıda ortalanmış olur.
29.Büro işlerini yapanlar işin konusuna ve
genişliğine göre değişik sayıda olacaktır bur
banka ile ticaret işletmesi veya bir fabrikanın
çalıştırılmak isteyeceği büro işlerini
yapanların aynı becerilere sahip olması
beklenmez muhasebe memurunun görevi dosya ve
kağıt memurunun görevleri muhasebat memurunun
görevi daktilografların stenografın sekreterin
görevleri de bu iş bölümü nedeniyle birbirinden
ayrılmıştır ilk önce aynı tür işleri yapanlara
verilecek isim ve unvanları ana bölümler halinde
sıralamak ve sonrada her bölümdekilerin
unvanlarını belirlemek gerekir ayrıca buna
dayalı olarak da geniş açıklamaların
ayrıntıların belirlenmesi karışıklıkları
önleyecektir.
30.Konuşma yazışma ve duyguları anlatma aracı
dildir bir milletin dili anlatım yönünden zengin
fertlerin birbirlerin kolaylıkla
anlayabilecekleri kadar sadeyse o milletin
fertleri arasında milli bağ da o derecede
kuvvetli olur bir milletin yaşama tarzı olan
kültür de ancak zengin bir dil ile ilerler
yayılır birbirinin konuştuğunu tam olarak
anlayan ve duygularını da aynı dille paylaşın
fertlerin meydana getirdiği toplumlar birlik
içinde olan toplumlar kuvettli olacaklarından
dirlik içinde olurlar ve bağımsızlıklarını
korurlar yabanca kelimelerden arındırılmış eski
yeni ikiliğinden ve zıtlığından kurtarılmış
herkesin anlayabileceği bir dil milli duyguların
kuvvetlenmesini sağlar Türk dili şuurla
işlendiği takdirde ilmin ve fennin gelişmelerine
uyum saylayabileceği bir yapıya sahiptir
yeryüzünde kültür ve kelime alış verişinden
dolayı içinde hiçbir yabancı unsur taşımayan arı
dil bulunmasa da sağlık durumu tam olan her dil
kendisini yabancı saldırıya karşı korur çünkü
dili yapan insan değildir insana milli
özelliğini veren dildir.
31.İş yazılarının düzenli alması için belirli
ölçülere uyulması yararlıdır bu belirli
ölçülerin de herkes tarafından bilinmesi ve
uygulanması ancak standartla sağlanabilir bunu
sağlamak için milli eğitim bakanlığının standart
yapılması önerisi bu tür işlerle görevli Türk
standartları enstitüsüne iletilmiştir enstitü de
iki standart yayınlamış bulunmaktadır
standartlar yayınlamıştır bu kitaptaki örnekler
standartlara uygun olarak hazırlanmıştır iş
yazılarının imza kısmı iki türlü olabilir buna
göre de iş yazıları ortalama mektup veya blok
mektup isimlerini alır mektupların yazılmasında
hem hız hem de görünüm önemlidir.
32.Karbonlu yazıları kağıt destesi aşağıda
açıklanan usulle de hazırlanabilir kağıtlar
karbonsuz olarak makineye bir kaz dişli boşu
takılır en alt kısımda bulunan kağıt elle yukarı
doğru kaldırıldıktan sonra önüne karbon konulur
karbonun parlak yüzü daktilografa doğru
olmalıdır sonra bir üstteki kağıdın önüne karbon
konulur tüm karbonlar yerleştirildikten sonra
silindir çevrilir bu şekilde takıldığında
destede kayma olmaz karbonların çaprazlama iki
ucu kesik olur yazı bitince bu kesik yerdeki
boşluktan tutulur ve karbon destesi alttan
çekilir böylece bütün karbonlar bir çırpıda
çıkarılmış olur karbonların uçları kesik değilse
deste hazırlanırken bunlar biraz aşağıya doğru
konulur üstte kalan bu boşluk karbonların tulum
halinde kağıtlardan ayrılmasını kolaylaştırır
önce kağıtların sonra karbonların takılması
metodunda ise bu boşluk kendiliğinden oluşur üst
boşluk takma sırasında kağıt kaymasını da önler
deste çok sıkı tutulursa karbonların boyası
parmakların altındaki kısımda iz şeklinde
çıkarabilir deste makineye takılırken
buruşabilir silindirin ilk çevrilişinden sonra
görülen bu durumu önlemek için kağıt gevşetme
mandalı açılır ve kapatılır
33, İspirtolu çoğaltma makinesi için yazı
yazılırken eczalı beyaz kağıdın parlak yüzü
üzerine özel veya parlak beyaz kağıt getirilir
bu özel kağıt yapışık da olabilir yazılar bazen
yanlış konulan karbon kağıtları nedeniyle olduğu
gibi ters olarak arka tarafa çıkar yazı şerit
anahtarı siyahta olarak ya da mumlu kağıt yazar
gibi beyazda yazılabilir yanlış yapılınca beyaz
kağıdın arkasına ters bir şekilde çıkan kısımdan
jiletle kazınır ve özel beyaz kalemle silinir
düzeltme yapmak için ufak bir eczalı kağıt
silinen ya da kazınan yere yama gibi konur ve
bundan sonra da gerekenler yazılır silinirken
dikkatli olmak ve eli kirletmemek gerekir çünkü
eczalı kağıdın boyası biraz zor çıkar özel
kağıdın basılacak kısmına leke olursa basım
sırasında bütün kopyalar lekeli çıkar bu tür
kağıtlara ve mumlu kağıtlara çizgi çizmede
kesikli virgül tuşunun üzerindeki çizgi daha
uygun olur sekiz tuşundaki devamlı çizgi
bilhassa uzun olan çizimlerde kağıdın
yarılmasına yırtılmasına neden olabilir çizgi
çizmek ve resim yapmak için ucu telli ya da
medeni olan özel kalem vardır.
34.Bir iş yazısı birkaç kez okumaya gerek
kalmadan anlaşılacak şekilde yazılmalıdır
cümlelerin açık ve kelimelerin de okuyacak
olanın bilgi ve kültür durumuna uygun olmasına
özen gösterilir okuyacak olanın bunları
anlayamamak ihtimali varsa yeteri kadar açıklama
yapılabilir açıklamalar bilmeyen birisine ders
veriyormuş gibi değil de tabi olan bir tonda ve
şekilde yumuşak olarak yapılmalıdır özlülük az
kelimeyle fakat açıklığı bozmadan yazmak
demektir ançak söylenmesi gereken her şeyin
mutlaka yazılmış olması icap eder böylece mektup
kısa fakat eksiksiz olur eğer bu kurala uyularak
iki sayfalık mektup yazılmışsa bu özlü
sayılabilir fakat gerekli kelime kısıntıları
yapılmadan yazılan bir sayfalık bir mektup için
uzun yazılmış demektir özlülükle kısalığı
karıştırmamak gerekir kelime tasarrufu ile
beraber gerektiğinden ve okuyucunun isteğinden
fazla bilgi vermemek de gözden uzak tutulmalıdır
iyi yazar okuyucusuna gerekli en çok bilgiyi
vermeye çalışan fakat okuyucudan en az zamanı
alan yazardır bazı kimseler özlü mektubun kuru
ve kaba olduğunu düşünürler fakat özlü bir
mektup nezaket ve incelikle ilgili kelimeleri de
taşır esasen özlülük inceliğin bir türüdür az
kelimeyle çok şey anlatarak daha açık ve etkili
olunur zaten okuyucu daha açık ve etkili olunur
zaten okuyucu ne demek istenildiğini çabuk
öğrenmek ister.
35.Telgraflar iki arayla yazılır kelimeler
arasında aralık çubuğuna ikişer kez vurulur sağ
ve solda yirmişer vuruşluk sağ ve solda yirmişer
vuruşluk marj bırakılır telgrafın türü üstten
dört ve yarım sayfalarda kol atılarak büyük
harflerle ve aralıklı olarak yazılır bunun bir
kol aşağısına da özel talimat yazılabilir bu
kısımlar kağıdın dikey ekseninde başlar
bunlardan sonra iki kol atılarak sol marja adres
yazılır paragraflar sol marjdan başlar
paragraflar aralarında fazla ara verilmez imza
kısmı bir kol atılarak sağ tarafa yazılır bir
kol atılıp boydan boya bir çizgi çizilir böylece
telgrafında bir postaneden çekilecek
gönderilecek kısmı bitirilmiş olur çizginin bir
kol altına gönderenin adı ve adresi yazılır bu
kısım metin dışı olduğundan kelimeler arasında
iki ara verilmesi de gerekmez.
36.Anlaşılabilir bir yazı sadece açık ve özlü
değil aynı zamanda iyi düzenlenmiş olmalıdır
fikirleri önemine göre sıraya koymamız gerekir
yazıyı okuyanın yazılanı anlayabilmesi için
düşüncelerimizin bir noktadan diğer noktaya
gelişmesini de izleyebilmesi gereklidir bunu
sağlamak için verilen bilgiler ve mesaj
birbirini tamamlayıcı bir nitelikte ve sırada
olmalıdır bunun içinde yönlendirici ve fikirleri
bağlayıcı kelimeler kullanılması gerekir bunlar
bir cümleyi diğerine veya bir paragrafı öncekine
bağlayabilen kelimelerdir bu itibarla böylece
diğer taraftan ilk olarak ancak bununla beraber
gibi kelimeler bağlantıyı sağlar böylece okuma
ve anlama kolay olur bir yazıyı bir daireden
veya firmadan diğer bir daire veya firmaya da
yazılmış olsa bu yazıyı yazmış olan da okuyacak
olanda aynı sonuçta bir kişidir ve canlıdır bu
nedenle yazar okuyacak olanı bir insan olarak
görüp ona göre de yazmalıdır iş yaşamında
kuruluşlar genişledikçe şahısların insan değil
de bir alım ve ya satım makinesi olarak
görülmesi durumu çoğu kez ortaya çıkmaktadır bu
yanlışa düşmemek için kişileri birer ünite
olarak görmekten kaçınılmalıdır bunun için de
kendimizi okuyucunun yerine koyabilmeliyiz bu
nedenlerle mektup aynı zamanda sempatik içten
yardım edici ve onun problemini halledici
nitelikte olmalıdır.
37.Ortalama mektuplar blok mektuplardan
sadece imza kısmındaki değişiklik nedeniyle
ayrılır imza bölümünde bütün satırlar saygı
kelimesine göre ortalanarak yazılır saygılarımla
kelimesinin ortası ikinci ve saygılarımızla
kelimesinin orta noktası harfi bulunduğu yerdir
bu noktaya tabülatör durağı da yapabiliriz imza
bölümündeki imza kısmının en uzun satırının sağ
marjın dışına taşmaması için caba gösteririz
imza kısmında saygı kelimesi yoksa uygun yere
tabülatör durağı yapıp yazarız misalleri
inceleyiniz sonra da yazınız
38.Okuyucuya önem verme ve ona yardım etmeye
çalışma nezaket kuralının temelidir nezaket
yazının hem dilinde ve hem de okuyacak olana
karşı alınan tavırda olmalıdır okuyucu kendisine
yardımcı olma isteğinde bulunduğumuzu mektubun
biçeminde yani üslubundan hissetmelidir
okuyucuya zaman ve emek kaybettirmemek de bir
nezaket kuralıdır sattığımız bir malın
gönderileceğini bildiren bir mektup yazıyorsak
bunun alıcının eline ne zaman geçebileceğini
bildirmemiz okuyucuyu düşündüğümüzü gösterir
yakında malı alacaksınız demek yerine beş gün
sonra ayın dördünde gibi daha yararlı bilgi
vermek de karşımızdakini düşündüğümüzü ona nazik
davrandığımızı ortaya koyar bir neden bildirmek
açıklama yapmak da okuyucuyu önemsediğimizi
belli edecektir eğer istenilen mal ya da hizmet
bizde kurulmuş ilişkilerin devamına yardım eder
gerek istediğinde lütfen özür dilerim teşekkür
ederiz ve kutlarız gibi kelimeler yani nazik bir
dil kullanılması da iyi ilişkiler için
yardımcıdır nazik yumuşak bir dille yazılmış ve
okuyucuyu ön planda tutan ona yardım etmeyi
amaçlayan bir mektup nezaket kurallarına uygun
olarak yazılmış demektir.
39.Özlü olabilmesi için kısa yazılan
mektuplarda bazen önemli bir hususun unutulduğu
olur mektupta bütün bilgiler tam olarak
verilmelidir bu bilgiler kısa fakat tam olarak
yazılmalıdır bazı kez alınan bir siparişte
noksan hususlar bulunabilir yazar siparişi
verenin bu eksikliğini onun neyi istemiş
olabileceğini korumaya çalışarak giderebilmeli
ve gereğini ona göre yerine getirilmelidir bize
gelen mektup tamam olsun olmasın mektup tamam
olsun olmasın bizim mektubumuz eksiksiz
olmalıdır aldığımız bir sipariş mektubunda kaç
beygirlik güçte motor istenildiğini belirtmemiş
olabilir eğer bir çok motor var ise biz o alıcı
için uygun olduğunu sandığımız motor ile ilgili
bilgi verebiliriz özlü yazmaya çalışmakla
beraber okuyucunun istediği ya da istenmesi
muhtemel olan hususları eksiksiz yazmalıyız açık
olarak belirtmemekte yarar görülen biri durum
yoksa bütün gerekli detayları bildirmeliyiz
bunlar fiyat gönderme tarihi ödeme tarihi gibi
konular olabilir gerekli özel bilgileri vererek
şüpheli nokta bırakmayarak okuyucuyu memnun
etmek amacını gütmeliyiz kusursuz insan olamaz
fakat kusursuz mektup olur noksansız yazma
özenen özenli olan insanların hayat tarzının
kağıttaki izdüşümüdür
40.Zarflar çeşitli boyutlarda olur
standardılar enstitüsünün bu konuyla ilgili
standardı vardır zarf başlıkları solda ya da
ortadan olabilir başlık yoksa zarfın üst
kenarından aşağı iki kol atılır sol kenardan beş
vuruş içeri girilip gönderenin adresi yazılır
alıcının adresi de dikey ve yatay eksenlerin
kesiştiği noktadan veya bunun üç beş vuruş
solundan başlanıp yazılır zarflar satır aralığı
birde iken yazılır gönderilen ili yazmadan önce
iki kol atılır il adı daima büyük harflerle il
adından önce ilce veya semt de yazılacaksa araya
virgül konulması gerekir adres üç satırı
geçmiyorsa iki ara ile de yazılabilir postalama
şekli belirtilecekse adresten sonra en az iki en
çok dört kol atılmalıdır bu kısım sol kenardan
yedi vuruş içerlek yazılır büyük harfler yazılan
bu kısmın altı da çizilebilir çok sayıda zarf
yazılacaksa arkadan zincirleme takma metodu
uygulanabilir ilk zarf takıldıktan sonra ikinci
zarf ilk zarfın arka kısmıyla silindirin arasına
yerleştirilir silindir döndürülerek ilk zarf
yazılır bu zarf takılmış olur ikinci zarf
yazılmadan üçüncü zarf takılır ve sonra ikinci
zarf yazılır aynı şekilde devam edilerek
diğerleri de yazılır.
41.Kağıtlar hep aynı şekilde katlanıp zarfa
konursa açan için kolaylık sağlanmış olur uzun
zarfa konulacak mektup aşağıdan yukarıya olmak
üzere iki kez katlanır başlıklı kısım geride
kalır geride kalan başlıklı kısmın yarım santim
kadar uzun olması buradan tutulması
kolaylaştırır dört köşe zarflarda kağıdın her
iki katlanışında da arkada yarım santim kadar
fazlalık bırakılır mektup pencereli zarfa da
konulabilir pencereli zarfların üzerine adres
yazmaya gerek yoktur yazıların yanlış zarfa
konması da önlenmiş olur bu tür bir zarfa
konacak kağıt pineli olarak ve adres kısmı önde
kalacak şekilde katlanır adres zarfın şeffaf
olan penceresinde okunur pencereli zarflara
konulacak yazılarda adresin yazılacağı yer çizgi
yada noktalarla belirtilir zarfa uyum sağlanır.
42.Etkili mektup tabii olmalı okuyanın
bildiği okurken rahat edebileceği kelimeler
seçilmelidir eğer yazı fazla detaylı fazla
teknik veya ağdalı bir dille yazılmışsa okuyanın
anlaması zorlaşır okuyucu böyle bir dil
kullanırsak gösteriş yapmadığımızı ve yeterli
fikir ya da bildiğimiz olmadığı içir
uzattığımızı düşünür genellikle konuşurken
kullandığımız dil bir mektubun üslubu olmalıdır
bir yazının okuyucunun dikkatini dağıtacak ya da
normal okuyuş şeklinde değiştirmeye zorlaşacak
söz ve deyimlerden arınmış olması gerekir
abartılmış kelimelerden ve anlatımdan da
kaçınılmalıdır biliyoruz ki iş yaşamında yazıyla
açıklanan fikirlerimizin derin kıymetli ve
önemli olduğunu ispatlamak için abartılmış
ağdalı fazla teknik kelime ve deyimlerin
kullanılması yersizdir ilk bakışta doğru gözüken
fakat dikkat edildiğinde gerekli olmadığı
anlaşılan güneş doğudan doğar gibi sözler ve
fikirler yazılmalıdır abartılmış dil kullanmamak
kendimize ve okuyanlara karşı içten olmayı
gerektirir bazen kanuni veya diğer nedenlerden
ötürü teknik kelime kullanılabilir okuyucunun
anlamda zorluk çekeceğini sanıyorduk açıklama ya
da tanımlamayı tabii tonda belli etmeden yapmak
gereklidir.
43. mektupda Başlama ilk etki çok önemlidir
ilk cümleye başlamak zordur ilk cümleyi herkes
okur ilgilenir fakat bu cümle etkisizse arkasını
getirmeyebilir okuyucu mektubu açınca kafasından
geçen ilk soru şudur acaba bu mektup ne
hakkındadır bu nedenle ilk cümle bu soruya cevap
verebilmelidir mesela şimdi bahar geldi artık
tatil için plan yapmanın zamanıdır diyeceğimize
güzel bir tatil geçirmek arzunuzun
gerçekleşmesine yardımcı olacağını sandığımız
kampımızın özelliklerini aşağıda bilgilerinize
sunarız demek daha etkili olur açıklamaların
bulunduğu kısımda ise aktif cümleler kullanmak
pasif cümle kullanmaktan etkilidir örneğin
satışlar hakkındaki raporumuz alınmıştır diyecek
yerde satışlar hakkındaki özel raporunuzu aldık
demek daha etkilidir edilgen cümleler şu
hallerde kullanılır monotonluğa düşmenin
önlenmesi yazarın işi yapanı bilmemesi işi
yapanın önemli olmaması işi yapanın açıklanmak
istenmemesi bitiriş kısmında bazı açıklamak
istenmemesi bitiriş kısmında bazı hususlara
dikkat edilir mektubu okuyucuyu harekete
geçirecek ondan istendiğimizi belirtecek bir
cümle ile bitiririz eğer mektup biraz uzun ya da
teknik ise ve her şey açıklanmış istenmiş
bulunuyorsa son kısın özetleme için yazılabilir
artık yeni bir fikir ileri sürülmez açıklama
yapılmaz
44.Dil kişinin duygularını açıklamasını diğer
kişilerle yakınlaşıp bağlantı kurmasını sağlar
bütün milletleri var eden onların sürekliliğini
sağlayan bir medeniyet olayıdır ancak bir
medeniyetin kurduğu dil başka bir medeniyetin
düşündüklerini söyleyemez söylemeye de yetmez
kaderciliğin hakim olduğu en hayati olaylarla
din buyruklarının içice bulunduğu ve tenkitçi
düşünceye de yer vermeyen bir medeniyetten
uzaklaştırılmıştır bunun yerine din ile devlet
işlerinin birbirinden ayrıldığı hür ve ilmi
düşünme imkanlarının bulunduğu tenkitçi
düşünceyle yeniliklere sürekli açık olan bir
medeniyete geçirilmiştir türk milleti ülkesinin
yüksek bağımsızlığını korunmasını bildiği gibi
dilini de yabancı diller boyunduruğundan
kurtararak medeni dünyadaki yerini almıştır
milletimiz dil bütünlüğünü sağlayamamış olsaydı
cumhuriyetimizin sürekliliği de tehlikeye
düşebilirdi dilin milli ve zengin olması milli
duygunun gelişmesinden başlıca etkendir Türk
dili ortaktır bu ortaklık her an her yerde ve
her şekilde anlaşabilmemizi ve okuyup yazmada
güçlük çekmemizi de sağlanmıştır dilimiz
gelişmiştir ve gelişecektir.
45.Resmi yazılar kamu kuruluşları tarafından
haberleşme amacıyla yazılan yazılardır resmi
yazılar şekil bakımından iş mektuplarına benzer
ancak bu yazılarda saygı sözcüğü ve hitap
kısımları bulunmaz yazının gönderileceği
kuruluşun makamın adı büyük harflerle yazı
kişiye gönderiliyorsa soyadı büyük harflerle
yazılmalıdır Türk standartları enstitüsünün
standardına geliştirme başkanlığının resmi
yazışma kurallarını belirleyen esaslarına göre
yedi vuruş içerlek olarak yazılır resmi yazılar
genel olarak bir ara ile yazılır bu yazılar
yazan ve gönderilen makamın protokol derecesine
göre değişen belirli ifadelerle bitirilir resmi
yazı kısa ise ufak ara azaltmalarıyla yarım boy
sayfaya yazılabilir imza kısmı metnin dört kol
altına yazılır bu kısımda satırlar blok olarak
alt alta veya birbirine ortalanıp yazılır resmi
yazılarda paraf yalnız alt kopyalara konulur
resmi yazılarda sol marj sağdan geniş olur.
Osmanlı devletinin pek kısa zamanda nasıl
olup da o kadar büyüdüğünü ve cihanın en büyük
imparatorluklarından biri durumuna geldiğini şu
hikaye en güzel şekilde açıklar devletin ilk
kuruluş senelerinde bir gün tosun ismindeki
küçük bir çocuk akşam üstü evine dönerken kırda
tek başına kalıp meleyen bir kuzu görür kuzuyu
kucaklayıp eve getirir anası kendisine ait
olmayan bir malı alan oğlunu azarlar ve sabah
olur olmaz kuzuyu götürüp sahibine teslim
etmesini ister çocuk ben kuzuyu çalmadım başıboş
buldum sahibini nasıl bulayım derse dinletemez
fazileti Türk anası kuzuyu kucaklayıp çevredeki
mandıraları dolaşırsın der annesi olan koyun
yavrusundan uzak kaldığı için mutlaka acı
çekmektedir sen de nerede böyle bir ses duyarsan
yavrusu gösterirsin eğer annesi onu yalamaya bu
da ona sokulmaya başlarsa sende o zaman bırakır
gelirsin küçük tosun kan ter içinde dolaşıp
öğleye doğru Rum tekfurunun konağının önünde
duyduğu meleme sesiyle kuzunun anasını bulur
birbirine kavuşan ana ile yavrunun mesut buluşma
ve koklaşmalarını seyredip ayrılır o sırada
tekfur çocuğu izlemektedir bu millette kadını
ile çocuğu ve çocuğuyla bu kadar fazilet bu
kadar mertlik ve dürüstlük varken şüphesiz ki
eninde sonunda bütün bu topraklara sahip
olmaları haklarıdır diye düşünür ve birkaç gün
sonra Osman beyle kucaklaşarak onun hizmetine
severek girer
46.İlk çağlarda trampa ekonomisine bir göze
atarsak büro çalışmaları denecek bir etkinliğin
söz konusu olmadığını ticaretin Pazar denilen
yerlerde bizzat yetiştiriciler tarafından bir
malla başka bir malın değiştirilmesi suretiyle
yapıldığı görülür kapalı ev ekonomisinde de aynı
durum vardır yanlış olarak insanlar aza kanaat
etmeye şartlandırılmıştır herkes kendi yağı ile
kavrulmayı başkalarının ürettiği mallara ihtiyaç
duymayarak yaşamayı düşünmektedir böylece
işlerin bürolardan idaresine dolayısıyla da büro
etkinliklerine hiç lüzum duyulmadığı açıktır
fakat dünya nüfusunun artması ve toplum halinde
yaşayan insanların birbirlerine muhtaç
olduklarını anlamaları sonucunda ticaret
pazarların tekelinde kalmaktan kurtulmuş ve
dükkanlar ticarethaneler doğmuştur devletlerin
ve izlenen politikaların da bu gelişmede rolü
büyük olmuştur çalışma hayatı ve ticaret kişisel
olmaktan kurtularak karmaşık bir hal almış
gelişen işlerdin birçok insan tarafından
yapılması gerektiği anlaşılmıştır bir işte
çalışan çok sayıda insanın gelişi güzelliği
bırakarak organize edilmiş guruplar halinde ve
büro denilen kapalı yerlerden daha da verimli
çalışabilecekleri fikri de bu tarihi gelişimin
bir sonucu olmuştur bugün modern toplumların
büro çalışmaları ise her gecen gün gelişmekte
çalışanı yormadan en yüksek verimi elde etmek
için gereken bazı tedbirler tam olarak alınmaya
çalışılmaktadır bu arada büroların hızla
makineleşmekte oldukları görülmektedir
47.Binlerce yıl önceki atalarımız paralarını
ceplerinde taşıyamıyorlardı ve cüzdan yerine de
hamal kullanmak zorunda idiler bodrum un o güzel
kıyılarındaki dünyanın ilk sualtı müzesizinde
bulunan yüzlerce kilo ağırlığındaki bronz
paralar bizlere bunu göstermektedir mal
değişiminde malların bedelini değerli maddeler
ile ödemek ihtiyacı para kavramının ortaya
çıkmasına yol açmıştır bu günkü şekline en yakın
paralar milattan evvel yedinci yüzyılda batı
Anadolu da Lidyalıların kullandığı biliniyor
Romalılar para basma işini daha ileri götürerek
altın paraları ortaya çıkardılar ancak altın
yumuşak bir maden olduğu için elden ele
dolaşırken veya keselerin içinde sürtünmeden
dolayı çabuk aşındığı için bunu biraz
inleyebilmek için kenarlarına tırtıl yapılmıştır
Osmanlılarda ilk sikkeyi Orhan gazi kestirmiştir
ünlü bir tarihçi diyormuş ki düşman basmaktan
sikke basmaya fazla vakit ayıramayan sultan
Osman devrinde kullanılan paralar Selçuklu
paralarıdır Orhan gazi nin kestirdiği sikkeler
gümüşten yapılmıştır sikke akça ve manğır adıyla
anılan Osmanlı paralarında önceleri gümüşle
bakır karışımı kullanıldı ilk altın sikkesini
fatip sultan Mehmet kestirdi para adını taşıyan
ilk Osmanlı sikkeleriyle manğır yerine geçen
kuruş adını taşıyan paralar dördüncü murat
devrinde dolaşıma çıkarılmıştı lira adı ise ilk
defa üçüncü Ahmet devri sikkelerinde kullanıldı
kaime adını taşıyan daha sonraları kayme şekline
dönüşen ilk kağıt parayı ikinci Mahmut bastırdı.
Giriş Sayfa1 Sayfa2 Sayfa 3 Sayfa 4 Sayfa 5 Sayfa 6 Sayfa7 Sayfa 8 Sayfa 9 Sayfa10 |